Yeppudaayı Seviyorum...
Hooray For Love Çevirisinde katkı vermek için bize ulaşabilirsiniz.

GAYA KORE RESTAURANTI...
Geri Dön YEPPUDAA > YEPPUDAA DİYARINA HOŞ GELDİNİZ > Spoiler Ve Dizi - Film Öneri Bölümü > Tek Sayfa Açılmış Spoiler/Eleştiri Bölümü / Mischievous Kiss / Playful Kiss / Baek Seung Jo'nun Günlükleri /// Spoiler
Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 08.08.12, 09:59   Çeviri yapmak isteyen #1
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490


Ad: 장난스런 키스 / Jangnanseureon Kiss /Playful Kiss / Naughty Kiss (Oyunbaz Öpücük)
Tür: Romantik, komedi
Bölüm sayısı: 16
Yapımcı: Song Byung Joon
Yönetmen: Hwang In Roe, Kim Do Hyung (Goong, Goong S)


- Oyuncular -

Kim Hyun Joong: Baek Seung Jo


Jung So Min: Oh Ha Ni

Lee Tae Sung: Bong Joon Gu


Lee Si Young: Yoon He Ra

Jung Hye Young: Hwang Geum Hee

Oh Kyung Soo: Baek Soo Chang

Choi Won Hong: Baek Eun Jo


Kang Nam Gil: Oh Ki Dong

Hong Yoon Hwa: Jung Joo Ri

Yoon Seung Ah: Go Min Ah



Ekran Görüntüleri



Keyifle izleyeceğiniz bir romantik dizi daha. Romantik komedi demeliyim aslında
Oh ha ni'nin aşkını, sabrını kimi zaman hüzünle kimi zaman kahkahayla izleyeceksiniz eminim.
ilk kez izleyecek olanlar diziyle birlikte takip edebilir, izleyenlerin başka şansı yok ben gibi sonradan bakacaklar







Hazırsanız... Buyrun Tıklayın





BAEK SEUNG JO'NUN GÜNLÜĞÜ

1. BÖLÜM





2. BÖLÜM




3. BÖLÜM


Son birkaç ayı o çocukla yaşayarak geçirmişim gibi görünüyor, hayır, ya da şöyle söylemeliyim onun benim için halihazırda bir bela olarak mı aldım? Ke ke! =)

Okul yüzünden bizim buluşma şansımız arttı.
Bir gün ben karın ağrısı yüzünden tuvaletteydim, fakat onun şarkısını kapının önünden dinleyebilirsin.
Yardım edemem fakat onun içeride ne yaptığını merak ediyorum, dışarı çıkmak istemiyor mu? Gerçekten…

Bu yüzden bugünden itibaren,
Ondan önce banyoyu kullanmak için daha erken kalkıyorum.
Bu gerçekten sinir bozucu!

Niçin onun dişfırçası benimkiyle birlikte aynı yerde ?
EunJo bile bu durumdan rahatsız olurdu.
Ben diş fırçasını bir araya yerleştirirken geçmişten çok tuhaf bir his duydum, bu şimdi bana yabancı hissettiriyor.

Bizim evin adresini bile bilmiyorum, bu çocuklar merhaba diyerek el sallıyorlar.
Eğer ben bilmiyormuş gibi davranırsam, ve tebrik etmezsem,
kesinlikle annemin dırdırlarını dinlemek zorunda kalacağım;
eğer onunla beraber okula gitmezsem,
annemin dırdırlarını dinlemek zorunda kalacağım;
eğer geri dönmezsem ve karanlıkta yürüyerek onu almaya gitmrzsem,
annemin dırdırlarını dinlemek zorunda kalacağım;
bu çocuk yüzünden, annemin bütün dırdırlarını dinlemek zorundayım ki bu eskiden gerekmezdi, o bunu biliyor!
Bayan Bela Oh Ha Ni!

Onun EunJo ile inatlaşma sesleri,
Merdivenlerden yukarı aşağı inme seslerini,
Annemle onun sohbet sesleri
Bütün bu gürültüler yüzünden benim evim bir karmaşa içinde.
Ha Ni’nin çeşitli sesleri yüzünden ben kulaklarımı dikeceğim




Öyle mi?
Ne zamandan beri, azar azar, bu çocuk aileyi sevmeye başladı?
Bu an öyleydi biliyorum, bu çocuk benim etrafımdayken beni kandırdı.
Ona yardım edemem ama onun yüzünü sıktım,
Ben onun yüzünü sıktığım an, ben azıcık panik – telaş- hissettim.
Benim için başkalarıyla vücut teması kurmak kolay olmaz,
Ama ben niçin ellerimi ona uzatmaya yeltenmiştim, bu an çok doğaldı.

EunJo’nun kabul edilme oyunu başlamış gibi mi görünüyor?

Acılı bir çığlıkta iken, onun ifadesi çirkinleşti, fakat bir an, ben onun küçük şirin bir kız çocuğu olduğunu düşündüm.

“Pu” güleceğimden korkuyorum,
Kendimi engellemek için yüzümü ona döndüm, ve o çok an sırasında, BEN FARKETTİM BİZİM KALPLERİMİZ YENİDEN ÇOK YAKIN!

Sanki serin bir sonbahar rüzgarı esiyor gibi hissettiriyor.

Oh Ha Ni ile ilgili karar verirken, Boong Joon Gu ilk önce davrandı, neden bilmiyorum ben biraz kızdım.
Benim kesinlikle onunla ilgili planlarım yok.
Önemi yok, BEN HALA OH HA Nİ’yi DÜŞÜNÜYORUM, hayatımı karıştırıp sinirimi bozsa da.

O an o ikisini savaştaki mücadeleyi kazandıkları için birbirlerini kucaklarken gördüğümde,

“Bu ne, Bu durum ne?”

Benim kalbim biraz acıdı.
Niçin? Kalbimin bir şeylere bağlı olduğunu hissettim,
Bir an Yaz gökyüzünde gök gürültüsü gibi,
Duygusal olarak aniden griden uzaklaşıyor.
Bütün bunların benimle hiçbir ilgisi olmamalı!

İlk zamanlarda bir şeyler için uğraştım.
Boong joon gu bakarken, biri öfkesi yüzünden ciğerlerini yırtarak çığlık attı,
Ben duygusal olarak yardım edemem, ama daha iyiye dönebilir.
Balkabağı kafa Ha Ni çubuğu bana getirdi, buna rağmen onun için hala anlam ifade etmiyor, fakat kalbi hala aynı,
Niçin bu beni oldukça mutlu hissettirdi?
Son zamanlarda, biz diğerleriyle buluştuğumuzda biz bir hareket görmedik, Niye bilmiyorum ama sanki bir şey kalbimi sıkıca tuttu.




Ha Ni bacağını yaralasa da oturma odasında yürüdü, kızardı, o her şey için en iyisini yapıyor, buna rağmen hiçbir şey onu en iyi yapmıyor.

Yalnızca annemin okula gitmesi bile onu çok mutlu etti, gülümsedi ve çok şanslı hissettiğini söyledi, onun annesi olmadan büyüdüğü yalnız günler beni düşündürüyor.
Ve benim kalbimi aniden acıtıyor.
Önceden ben onun nasıl bir hayat yaşadığını bilmeli miydim?

“Bi,Bi,Bong,Bong” o elini sallıyor, p*posunu sallıyor, dans ediyor, fakat bu çocuk niçin bu kadar sevimli?

Bu sabah o Bong Bong kıyafetlerini giydi, her yanı terlemesine rağmen diğerlerine tezahürat ediyor, ne olursa olsun, o en iyisini yapıyor, onun tatlılığı benim hissetmeye başlamamı sağlıyor.
O an ben bile fark etmedim, benim kalbim bir adım daha ileri gitti.

“çok tatlı!” ama benim kalbim birkez daha mantığım tarafından kontrol altına alınıyor.

Ben “yardım için merdivenlerden aşağı git” dedim.
Buna rağmen ona bacağı için dinlenmesini söylemek istedim. Ama o bana sormak yerine annemden yardım istemeye gitti.

“eğer sen bizim evimizde yaşamını sürdürmek istemiyorsan!”



İlk zamanlarda bir şeyler için uğraştım.
Boong joon gu bakarken, biri öfkesi yüzünden ciğerlerini yırtarak çığlık attı,
Ben duygusal olarak yardım edemem, ama daha iyiye dönebilir.
Balkabağı kafa Ha Ni çubuğu bana getirdi, buna rağmen onun için hala anlam ifade etmiyor, fakat kalbi hala aynı,
Niçin bu beni oldukça mutlu hissettirdi?
Son zamanlarda, biz diğerleriyle buluştuğumuzda biz bir hareket görmedik, Niye bilmiyorum ama sanki bir şey kalbimi sıkıca tuttu.
****
Ha Ni bacağını yaralasa da oturma odasında yürüdü, kızardı, o her şey için en iyisini yapıyor, buna rağmen hiçbir şey onu en iyi yapmıyor.

4. BÖLÜM

Bu çok saçma!
Neden onun aklında fotoğrafı okula getirmek vardı?
O benimle daha fazla ilişkili mi olmak istiyor?
Ayrıca, niçin annem o fotoğrafı blogunda yayınladı.

Kamu tehlikesi Oh! Ha Ni!

“Hey ! Baek Seung Jo komik değil misin?
Kibirliyi oynuyorsun, gerçekten, uzun zaman önce başlamış…”
“fakat NİÇİN OH HA Nİ OLMALI? O aptal…”
“olmalı mı? sakın bana ikimiz için hazır olduğunu söyleme”
“ama Oh Ha Ni, Bong joon Gu ile çıkmıyor mu?”
“Baek Seung Jo bu yüzden mi ondan kapmak istiyorsun?”

Her yerde mırıldanıyor, geçmişe yürüdüğüm her an bütün okul bir kovan gibi,
Benim hakkımdaki gerçeği bulmak için hiç arama zahmetine girmeyin, bu giderek büyük daha da büyük bir kartopu halini alır,
Ne olduğunu bile bilmiyorum ve şu insanlar diğerleri hakkında konuşuyor,
Bundan nefret ediyorum, sanki bir drenajda gidiyim…
Oh Ha Ni! Bundan nefret eder.

“Rol yapmayı kes”
“ben en çok sizin gibi insanlardan nefret ediyorum”
“aptal, henüz durumunu anlamadı, her şeyi biliyor gibi davranıyor”

Soğuk bir şekilde, birikmiş tüm öfkesini serbest bıraktı,
Genellikle, tümü Ha Ni’ye yönelik değildi, sadece çok fazla sinir bozucu şey var, ben sadece öfkemi çıkartmak için bir yer arıyorum.

Bu yüzden…. Bu yüzden…
Sadece, onun masum gözlerine umutsuzluk gördüm,
Yüzümü çevirip gittim.

“O benim, o değil.”
“seungJo kesinlikle benim bilerek yaptığımı düşünecektir.”
“bu büyük bir darbe gibi görünüyor.”

Benden nefret eden sesini duyuyorum,
Pencereden gelen bu ses başımı ağrıtıyor.
Saçma…

Niçin ansızın böyle sinirleniyorum?
Hala ne zaman onun arkadaşları çevremde olsa… Nasıl utanç verici?

Niçin benim öfkem birden yükseliyor, azarlamaya başladığımda onu kontrol edemedim…
Ben bunu daha önce kimseye böyle şiddetli yapmamıştım.
Ay ışığına eşlik eden pırıltılar odamın içinde, onun derin sesi…
Bu üzgün ses, rüzgarla beraber geliyor…
***


Ben onu her ne zaman görsem kızdırmak istiyorum.
Hafif bir dokunuşun ürpertisi ile, onun tepkisi oldukça ilginç.
Ne zaman dokunsam, bir bahar gibi açılıyor, oldukça inanılmaz.

Bir an önce kızgın, ve sonra gülümsüyor,
Her türlü duygunun kombinasyonları…
Ha Ni küçük bir çocuk gibi.

Çorapları atmanın ne anlamı var, çok meraklı, ama o bu yüzden çılgın. Onun bakışlarından daha mı hızlı?
Bir aptal olsa bile bilebilir… ke ke ke .

Koşuyor ve düşüyor, tekrar düşüyor, gülümsüyor ve yeniden koşuyor ilk gördüğüm andaki gibi, ne zaman onun etrafında olsam BENDE ARADA BİR GÜLÜMSERİM.
Tekrar söylüyorum, sadece arada bir.

Annemin emri yüzünden ben ona su getirdim.

Neredeyse korkunç şeyler oluyordu, benim kalbim şimdi hala çok hızlı –büyük-
Ve amca gözlerinde damlalarla o an cehenneme düştüm.
Üzgünüm! Üzgünüm! Ha Ni’ye daha fazla söylerse eğer o ağlayacak.

Bu yüzden,
Bu iki insan ailemdeki diğer iki insandan farklı ve diğer yandan bu 2si tehlikeli hissettirmiyor.
GERÇEKTEN YÜREĞİMİN DERİNLİKLERİNE GİTTİ…

Belki de Ha Ni gerçekten kazaya karışsaydı,
Amca için yalnız yaşamak pek mümkün olmayacaktı…
PEKİ BANA NE OLURDU? BEN…

Aptal’
Oh Ha Ni! Sen gerçekten bir aptalsın.
Sen nasıl yüzme bilmiyorsun ve bu da yetmezmiş gibi suya atlıyorsun,
Tonlarca sorun, hiç bitmeyen sorunsun,
Tüm sert sözlerle ona işkence ettiğim halde,
Ama onun kalbinde,
Onu kurtarabilmek için ölüme bile el uzatacak türden bir tutkuyu fazlaca hissettim.

Bong joon Gu, Oh Ha ni, bi iki insan birbirine çok benziyor,
Bir insana olan aşklarını korumak için, ateşe atlıyorlar.
Koşu öncesi tüm güçleri ile konsantrasyonlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Aptal gibi.

Sen bir şey korumak istiyor musun?
Sen onu çok samimi bir şekilde korumak istiyor musun?
***



Oh Ha Ni!
Seni işgüzarlığının bir sınır yok mu?
Ha Ni seninle başladığım gibi, senin 2 arkadaşın, şimdi de senin tüm sınıfın mı?
Senin kafanın içinde ne var, evimize o kadar insanı getirme fikrini sana kim verdi?

Yorgun olduğum için reddettiysem bile,
Sen ellerini ovuşturarak bana yalvaran gözlerle baktığın için,
Ben senin samimiyetini hissettim, ve nihayetinde bunu görmezden gelemedim.

Oh Ha Ni!
Sen nasıl bir şeyi korumak istiyorsun?
KİM BÖYLE BİR AŞKI SANA VERDİ?
O şeyler bende yok, sen niçin buna sahipsin…
Neden ben sana benimle hiçbir ilgisi olmayan 7. sınıf konularını öğretmek zorundayım… gerçekten anlamıyorum.

Oh Ha Ni
Nasıl da güçlü bakıyorsun.
İşte benim etrafımda böyle bir şeye yol açtığın için…

“çünkü ben zekiyim, bu yüzden güzel yemek yapıyorum!”

Aslında ben senin duyman için söyledim.
Öyleyse, JoonGu bir aptal gibi görünüyor, o zeki olmalı.
O teokbokki’yi çok güzel yapar, onu överler…

Sen gerçekten komiksin, ne zaman benim tuzağıma düştün.
Doğru taş attın Oh HaNi.

“Temizle! Ocağı temizle!”

Onun bu bakışı homurdanıcıydı. Çünkü o henüz yemeğinden ufacık bir parça almıştı, sadece bu bakışı sevmiyorum.

Benim kalbim senin için her zaman tereddüt eder,
Senden gerçekten hoşlanmıyorum.
BENİM GERÇEK HİSLERİM BUGÜN YİNE GİZLENDİ,
BU GERÇEKTEN SİNİR BOZUCU…

5. BÖLÜM

O HaNi çok cesur!

19 yaşındaki sıcakkanlı bir erkeğin odasına girdi!
Dahi Baek seung jo aptal Wu haninin sistemi ile alay etmeye başladı!
Hahahahaha!

Niçin onu gördüğüm zaman eğlenceli bir şeyler yapmak için dürtülüyorum?
Geçenlerde onun gerçekten çok ilginç olduğunu düşünmeye başladım.
Büyükler yok nasıl ama ?!
Şayet gerçekten bir şey varsa bile, ben iç sesimle konuştum.
Hiçbir şey bilmeyen bu çocuk, gerçekten şok oldu.


Göğsünden gelen sanki bir davulun sesi gibi olan kalbinin sesini duydum, güm güm!
Ama aslında onunla dalga geçmek için bu şakaya başladım, peki neden kalbim bu kadar hızlı atıyor ki?
Yakaladığım el kime ait ki neden bu kadar sıcak hissediyorum.
O doğrudur.

Sarhoş olduğunda , sırtımda seni taşıdığım zaman, kalbinin atış sesi arkamdan gelmişti,hayatımda ilk kez bir kadının vücudunu hissettim.
Yumuşak dokunuşta,tüm huzursuz edici duyguları azaltmak için kırıcı sözler söylemek yardımcı olmaz.
“Sen çok entrikacısın, gelecekte başka ne istiyorsun? "

Benzer günlerde olduğu gibi biz plaja gittik.
Senin ilkokul çocuğu gibi göründüğünü yorumladığım zaman,omuzların güneş ışığı altındaydı, soluk renkli kol ve bacakların parlıyordu.

Öyle olsa bile böyle basit bir şakanın aslında bir cezaya benzediğini bilmiyordum.
Son zamanlarda hislerim çok karışık artık kendim gibi olamıyorum.

Burada, hoşlandığın bir şey bulduğunda, kocaman bir şey başlayacak.

Şimdiye kadar bile, şayet babam taze erişte kokusunu hissetse, onun kalbi de çok hızlı atmaya başlıyor.
Hani’nin sözleri beni şimşek gibi vurdu. Ben gerçekten neden hoşlanıyorum?
Önceden kalbimi böyle hızlı attıran bir şey var mıydı?
Bugüne kadar benim ilgilendiğim ya da gerçekten hoşlandığım biri yok gibi görünüyor.
Her zaman öğrenmek başkalarına göre benim için çok kolaydı,spor taktiklerinde daima çok hızlıca hakim olabilirim.
Bu nedenle her şeyi hızlıca öğrenebilirim.
Bu nedenle de benim için hiçbir şey zordu.
Ailem nedeniyle de, istediğim ne varsa alabiliyorum.

Bu şekilde ilk defa düşündüm.

Ne yapmak istediğini bulmak için üniversiteye girmeye uğraşan bu çocuğu gerçekten kıskanıyorum.
Kendim için herhangi bir rüyaya sahip olmaksızın büyüdüm, kendi adıma hayal kırıklığı duyuyorum

***
Nasıl bir hayat yaşıyorum,nasıl bir hayat yaşanmalı farz edelim bu soruya yetişkinlerden bile memnun edeci bir cevap alamadım.

Ama bu çocuk aslında zeki bir beyinle başkaları için bir şeyler yapmam gerektiğini söyledi.
İlk kez, gerçekten benim dışımdaki insanları gördüm.
“Testte başarılı ol Baek Seung Jo Jjang!”
Bu çocuktan gelen birkaç kelime ile kendime güven duydum.
Bu çocuktan gelen güven daima beni başarılı kılıyor.
Bu dünya’da gerçekten yapmak istediğin bir şeyi bulmak üzere dikkatle bak.
Elimi sallayarak arkama dönemeden giderken,seni umursamıyormuşum gibi görünebilir, anlayabiliyor musun?
Bu davranış birçok anlam içerir.

Eminim Hani-ah sende sınavlarında başarılı olacaksın, sakın başarısız olma!

Hani-ah sende yanı zamanda en iyisini yapmak zorundasın!

Gerçekten sana geçen geceki püre,çatal ve Baek seung Jo Jjang için minnettarım.
Senden gelen sıcak ilgi beni çok neşelendirip soğuk rüzgarlardan gelen darbelerden daha iyi olmamı sağlıyor.

Şanslı,gerçekten şanslı!
Bütün olanlardan sonra bile hala pes etmedi.
Birkaç işkenceli günden sonra mülakatta bile azmet etti ve nihayet bitti.


Nuh'un salyangozu Wu Ha Ni!

Fırtınada cesur olduğun ve devam edebildiğin için teşekkür ederim.
Başından beri başkalarının doğru bir şekilde başarılı olması için dua ettiğin için teşekkür ederim
****
Bu kırmızı kaban gerçekten sana çok yakışmış,Wu Ha Ni.

Annem nedeniyle dışarı çıksam bile her şeyi biliyordum.Annemin planlarını ve her şeyi…
Ama hazır olup dışarı adım attığım anda bile,hala biraz heyecanlı hissediyordum.
İçimdeki bu alışmamış çocuk iyi bir ruh hali içinde bu akşam.
Hayatında ilk kez bir müzikal izleyen bu çocuğa 500 wonluk bir yumuşak oyuncak bile büyük bir anlama verebilir.
“Sınavı geçtiğim için verdiğin bu oyuncak hediyeyi yakalamanın ne kadar zor olduğunu biliyor musun?”

Bong Jong Gu’nun önünde çöp kutusuna doğru tekmelediğim zaman bu çocuksu erkeklik beni gerçekten mutlu hissettirdi.

Biliyorum.

“Gi…Kuang”

Kulağımda ki şıngırtıyla,onun düştüğünü duydum.
Rüzgar,güneş hatta nefes bile ikinci kez durdu,gerçekten korumak istediğim bir şeyler var.
Bu sabah ,sen kalbindeki söylemek istediklerini tuttun,sen gerçekten endişelendiğin için beni izledin,bana dargın olsan bile her zaman etrafımda beni takip ettin.
Gerçekten şimdi korumak istediğim bir şey var,anladım!



saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:01   Çeviri yapmak isteyen #2
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
6. BÖLÜM

Kanamalı halinle seni tüm gücümle hastaneye taşıyorum.
Şimdi tek bir şey düşünebiliyorum,sen iyi olmak zorundasın.
Wu Ha Ni sen oldukça enerjik bir çocuksun,iyi olacaksın.
Benim kalbim bunun gibi binlerce şeyi itiraf ediyor.
Aptal,rahatsız edici Wu Ha Ni!
En sonunda oldukça büyük bir bela alacaksın.
Bakarak ağlıyorum.
İlk defa başkaları için ağlayabilmenin mümkün olduğunu biliyorum.
Senin gözyaşlarını kontrol ederek bakıyorum.
İlk defa acının benimde olabileceğini biliyorum.
Bunun gibi,acı aynı zamanda benim yarım olacak.

Kibritçi Kız masalındaki gibi,biz küçükken okumuştuk o kız diğerleri sıcacık evlerindeyken kıskançca etrafına bakardı.O kız pencereye yaklaşsaydı hafif bir sıcaklıktan biraz enerji elde edebilirdi.Bende ılık pencereden biraz enerji aldım.
Elbette biliyorum seni hastaneye gönderdikten sonra görüşme hakkı için yetişebilirdim.
Ama düşündüm ki,kimse olmadan önce burada uyanırsan? Sadece bu yabancı hastanede uyanman nedeniyle değil,aynı zamanda senin için endişelenecektim,bu ürkeklikti.
Şayet yalnız olsaydın,muhtemelen üzülecektin…
****

Herkesin fotograf çektirme isteğini reddetmiştim.
Ama sonuna benim Wu Ha Ni’mi yine yakaladım.
Hala fotograf çektirmek bana garip hissettiriyor.
Gençliğimden beri sayısız fotografımın çekilmesi annem tarafından güç kullanarak olmuştur.
O zamanlardan bu yana ben zaten kalbimi bu dünyaya kapamıştım.
Zorlayarak gülümsemekten hoşlanmam ve annem yüzünden bütün fotograflarda ifadem çok sert görünür.

Ama bugün biraz farklıydı.

Her zaman zorbalık yaptığım bu kıza güllerin önünde soğukkanlı halimden sıyorlıp sanki bu çocuğa bir hediye verir gibi yardım ettim.

“Teşekkür ederim.”
Hatta fotograf çektirirken çok mutlu hissettiğini söyledi.
Onu nasıl bu şekilde serbest bırakabilirim ki, Hahaha
“Müşteri 8.800 won ödeyiniz!”
Markette ne olduğunu hatırladığı andaki şok ifadesi gerçekten buna değerdi.
Tamam ,Sen bunun arkasındaki diğer anlamları bilmiyorsun,

Wu Ha Ni çok sıkı çalıştın,
Wu Ha Ni, senin hediyen için teşekkür ederim.

Sonsuza kadar bu fotografta parlak bir şekilde gülümseyeceğim.

Hala Bong JoonGu Ha Ni’nin etrafında onu takip ediyor.
Parlak garip bir takım giyip,arkadaşları ile birlikte Wu Ha Ni’ye bir şarkı ile itiraf ederek rahatsızlık yaratıyor.
Hislerini bu kadar kolaylıkla itiraf eden erkeklerden nefret ediyorum.
Şarkı söylemesi ve Wu Ha Ni’nin ellerini tutması sanki küçük bir çocuğa benziyor.
İçimde nedeni bilinmeyen bir öfke yükseliyor.

Bu adamın duygularını nasıl bilebilir ki,ama o sadece bunun böyle devam etmesine izin veriyor.

O benden hoşlandığını bütün gün söylüyor değil mi,neden onun ellerini tutmasına izin veriyorsun,ve hala utangaç gibi görünüp ona izin vererek hata ediyorsun?

Bu bilinmeyen duygularım sanki boğazıma su sıkışmış ,ağzımın içinde dikenlerin büyümesi gibidir,dayanamıyorum.


**

“Şuandan itibaren seni unutacağım.”
“Şimdi Baek Seung Jo’nun karakterini açıkça görebiliyorum,bu nedenle seni unutacağım.”
“Ortaokuldan beri senin için yaşamamı bitirmek istiyorum.”
Senin ağlayan yüzüne bakıyorum ve bütün dediklerinin hepsini işittim, vücudum biranda dondu.
Öğrencilerin ve öğretmenin önünde sana söylediğim sert sözleri unutuyorum,aynı zamanda sana söylediğim tüm kırıcı sözleri de unutuyorum,aniden senin tarafından hor görülüyorum.
Şimdiye göre çocukluk fotografımı herkese gösterdiğin o zaman çok ama çok fazla kızgın hissettiğim anlaşılır.

Daha önceden de benzer şeyleri söylemene rağmen,ama sonunda yine geri gelecektin.
Ama bu kez,onun gerçekten bunu sonlandırmak istiyor gibi görünüyor,ifadesi çok sertti.
Bu ikinci kez ,orada olduğu gibi sırtımda soğuk rüzgarların çoştuğunu hissetmem.

“Gerçekten? Unutabilirsen,o zaman Unut!”

Deli miyim,onu sadece bu şekilde öptüm?

“Kesinlikle başka hiçbir yere gidemezsin!”
Ben onun hislerinden emin olmaya çalışıyorum.


Yanımda kalmak zorundasın.
Yaşamımı ilginç kılacağını söylemedin mi ve şimdi geri mi alıyorsun?


Biz bunun gibi söz verdik .

Hani’nin dudakları çok sıcak hissettirdi,hayır,belki de benim dudaklarım?
Genç ve çocuksu kalpler ateşe yakalanmış gibi olmasına rağmen hiçbir şey söylemedim,üzgünüm.
İlk öpücüğü bilmeme rağmen,ama sadece bu şekilde yaptım…
Şok olmuş yüzüne bakarken,kesinlikle o anda çok paniktim.

“İfade kötü değildi,şaka yapıyorum!”

Baek Seung Jo Bu kesinlikle dokunaklıdır.

Sen asla kalbimin şuan ki halini bilmeyeceksin,bende kendimi kaybettim,Kalbimi titreten Wu Ha Ni…

Kayıtsız duygularımla onunla banyo dışında karşılaştık.

“Gerçekten aptal!”

Kalbimdeki hisleri yansıtmadan söylüyorum, ben sadece kendi duygularımı yüzüme yansıtamayan bir erkeğim.


Wu Ha Ni neden tekrar sensin!

Daha önce beni unutmak istediğini söylemedin mi ,bu nedenle öpücüğün hala etkileri var!

Hani etrafımda dolaşmaya başladı,Baek Seung Jo ,yine masum sevgili.

Şimdi üniversitedeki yeni hayatımız başladı,Hala eskisi gibi mi olacaksın?
Bu çocuğun hayatı gerçekten eğlendirici bir öze sahip,rezil Wu Ha Ni bu şekilde ne kadar süre devam edeceksin?



saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:02   Çeviri yapmak isteyen #3
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
7. BÖLÜM

Yoon Hara hakkında sorular soruyorsun, kıskançlık hissettiğini soruduğum zaman hayır dedin.
Aptal!,Yoon Hara’nın seni nasıl etkilediği yüzünden okunuyor.

Bugün seni kızdırmak için bana bir şans verdin,haha…


“Şimdi kıskanç mısın? biz bir ilişki içindeyiz hatta öpüştük bütün olanlardan sonra Ahh olmalısın.”

Yüzünü biraz hareket ettirip bir şeyler bekledin,seni öpeceğimi mi düşündün?

Aptal,ben o tarz insanlara mı benziyorum?
Ben kolay bir adam değilim,hahaha…


Mahçup ifadene bir bak,hatta kulakların kızardı,ümitlerle dolu küçük bir çocuk gibisin,bu gerçekten ilginç. Ama burada son veriyorum.

“Gerçekten bunun benim tarafımdan görünmesi çok yazık oldu.”


Bu an ,onunla alay ettiğimi fark ettiği an kesinlikle odasına doğru koştu ve sinirli bir şekilde etrafta atladı.

Onunla dalga geçmek bir oyuncakla oynamak gibi ilginçtir.

Neden bizim seçmeli dersimize gelmedin,ne yapıyorsun şimdi?
Aslında biraz hayal kırıklığı hissettim.Öğle yemeği esnasında kantinde mi olacaksın?

WuHaNi ,Benden hala kaçamazsın.

Menü hakkında mırıldanırken onu gördüm.O gerçekten aptala benziyor.
Söylemeden okuyamıyor.

Aniden onun arkasında belirdim,Beni gördüğü zaman sanki bir köpek sahibiyle karşılamış gibi çok sevindi.

Utangaçça dilini dışarı çıkarıp “Bende” diye söylerken beni taklit eder gibiydi.


Ama neden Bong JoonGu tekrardan ortaya çıktı,kızı hemen arkasından takip ediyor,o bu kadar özgür mü?


Wu Ha Ni çok mutlusun?
Her şey iyi mi?

***


Nasıl tenis oynanacağını bilmiyordun ama tenis kıyafetleri almada ısrar ettin.Hatta bu özel olsa bile.

Ama Wu Ha Ni yanlış yerde yürüyorsun.Bu senin için çok zor olacak.
Sen katılmamalıydın. Sana bir sürü ipucu verdim.Ama sen hala Wang Kyung So’nun nazik ve hoş biri olduğunu düşünüyorsun.

Tamam. Saygı duyduğun son sınıf öğrencisinin gerçek tarafını sana göstereceğim.
Wu Ha Ni’nin kıdemli için söylediği övgüler kulağımı deliyor gibi..
Bu nedenle bilerek kıdemlinin yakalamayacağı yöne doğru topu isabet ettirdim.
Kyung Soo ‘nun buraya ve oraya koşuşuna bak,bu benim daha iyi hissetmemi sağlıyor.

Başkasına saygı duyduğun zaman ,ona aşık olursun.
Birisi onu söyledi.

Eğer aşkın anlamı başkalarının özgürlüğünü yerine getirmek için benim varlığımı boşa harcamaksa bu duygu nefrettir. Aşk sadece başarısız olur.

Sartre’yi karşılaştır
Yoon Ha Ra Sartre ile Beauvoir arasındaki ilişki hakkında çok fazla ilgilidir.
***

“Sartre ile Beauvoir arasındaki ilişki?”

“Sartre’yi karşılaştır, Sartre ile Beauvoir arasındaki ilişki hakkında meraklı ?”
Gerçekten yazarın kendisi değil de neden kadınlar bunun hakkında meraklıdır ki?
Ama ilişki yazar ve diğerleri arasındadır.


O gerçekten Sartre hakkında ilgilidir gibi davranıyor,ama aslında onlar diğer insanlardır.

Bana göre bu kadın da sadece diğer zeki bir kadındır.



Her zaman aşkta kararsız olduğumu söylüyorsun.Ama sende farklı değilsin.

Hatta seçmeli dersimize gittiğimiz zaman, beraberinde Bong JoonGu’yu getiriyorsun.
Bir şeyleri oldukça zor anlayan biri nasıl ingilizce anlayabilir ki?
Birlikte derse katılıyorsunuz ,susmaktan başka hiçbir şey diyemem.

WuHaNi ile BongJoonGu’yu birlikteyken izlerken neden hayal kırıklığına uğramış gibi hissediyorum,anlıyamıyorum.

Profesör çok komik bir soru sordu. Anlayamadığın zaman bana sordun,ama seni görmemiş gibi davrandım.
Onun önündeydim, daima çocuksu bir erkek oldum.

Az önce çok mutuydun.Yoon Hara’yı gördüğünde ikinci kez ifaden değişti.
Bütün düşüncelerin yüzüne yansıyor ve daima sen bunu reddediyorsun.


“İkili grup projesi için bazı bilgileri bulacağız ,sen oturma odasında çalışmaya git.”
Kardeşime durumu açıklarken aslında Hani’ye neden Yoon Hara’nın burada olduğunu söyledim.

Gururun nedeniyle lütfen kendini kötü hissetme.
Yanlış anlama.
***

Bir karınca kilden cansız çiçek üstünde geziniyor, bu karınca ve çiçeğin gerçek olduğunu söylüyor, sanki bu çiçek ondan kazanılmış hayat gibi görünüyor.

Birileri gibi, küçük ve yavaş, ama hayatı büyük bir değer ile yaşıyor.
Çiçeğin içine doğru olan yolculukta ne kadar harcadığı ve bu seyahatin ne kadar uzun sürdüğüne, ne kadar enerji gerektirdiğine dair hiçbir fikrim yok, bu benim sert kalbime içine doğru yürümeye benziyor .

Bırakmak mı?
Gerçekten bırakmak mı?
Duygularımı söyleyemem.
Kendime saklıyorum.
“Hayal kırıklığına uğramak mı?”
“Niçin.. niçin üzgün hissetmeliyim… eski orijinal yaşam tarzıma geri döneceğim.”

Ama, benim sesim zayıf ve zayıf, boğazıma takılan bir şey var gibi.


Ayrıca o karanlık gecede beni uzun bir süre yalnız bırakmadı, benimle olan bir arkadaş gibi hissettim sanki.
Kendi haline bırak, onu kendi haline bırak…

Ama, bunu söylememe rağmen hala biraz kötü hissediyorum.
Dikkatli ol. Sadece bu kapıyı nasıl kapatırsan, kalbim de öyle kapalı olabilir…
Sensiz zamanlarda.
Sen olmadan, aniden tedirgin oluyorum , kendimi kötü hissediyorum.
İyi olacağım, yakında, iyi olacağım.


***
Sen gitmeden önce bana söyleyecek bir şeylerin olabilirdi. Ben yürüdüm ve kapının dışında bir o yana bir bu yana yürümeye devam ettim.
Bu dönemde, ben sana "üzgünüm" demeliyim ya da "gerçekten ilginç" demeliyim.
Fakat, ben hala çok merhametsizim.
Neden aniden, neden, ben ona çok zalimce davranıyorum?

Ona her hangi bir güzel söz söylerek mi kandıracaksın, onu alıkaymok ahmaklıktı, katlanmak bu kadar zor muydu?

Bu terk etmenin nedeni.


Ok gerçekten, zaten Wu Ha Ni sadece bir arkadaş çevresinden biri mi?

Bana kendimi kim çözebilir, ben kendime kendim in bile çözemediği bir şey soruyorum ilk kez, biraz gergin hissediyorum.

Soğuk döndü gibi, bana parlayan güneş gibi görünüyor.

Bu benim sana verdiğim oyuncaktı,sen onu yanında taşırdın,niçin onu burada bıraktın?

Hatta onu yerden almak için kaza geçirmiştin bunu hatırlamadın mı?
Bu oyuncağı yakaladığımız gün,sen “biraz sola ,sağa doğru” diye omuzlarıma dokunarak bağırmaya devam ediyordun.
Hatta benden daha fazla heyecanlanmıştın.


Bu yüzden şuanda mutlu, yıllardır biriken kötü ruh halini temizleyeceğe benziyor.
Kaos günü,benim gerçek duygularımı göstermemi istemiyor.


Kendi duygularını kontrol edemeyen sana bakıyorum,gerçekten şaşırtıcı hissettim.Omuzlarıma dokunmaya devam et,konuşmaya devam et.

Benim alanımı işgal ederdin,biraz rahatsız ediciydi ama aynı zamanda biraz şaşırırdım.
Sonunda sana kendim gülebiliyordum.Ama giderken geride bıraktığın oyuncak bana bugünden itibaren bizim sona erdiğimizi söylüyor gibi görünüyor.


Kalbim kırıldı.
Kalbim normal olarak hiçbir şey hissetmiyor,bugün kalbimin bir bıçakla bıçaklanmış gibi hissettim.
Çok perişanım.




saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:07   Çeviri yapmak isteyen #4
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
8. BÖLÜM
Şimdi benim dünyam çok huzurlu,
bu tür huzurlu bir günde hiçbirşey olamaz,
kahkaha ya da sessizlik ve huzuru kıran hiçbir ses yok,
sanki bütün yaprakları dökülmüş bir tür huzur ağacı gibi.
Aslında, bu hoşlandığım şey.
Hayır, neden hoşlanacağımı bilmiyorum.

Annem her şeyi bildiğini düşündüğünden bana neyden hoşlanmadığımı sordu,
Ben Paran Üniversitesine gitme kararını aldım çünkü ben huzurdan hoşlanmıyorum.

Ben hiçbirşey söyleyemedim.

Binadaki süslemeler uzaktan çok gereksiz görünüyor.
Ama bu boş yer hakkında daha fazla bilgi elde etmeye başladı.

Bunun anlamı Oh Ha Ni bana attı.
< Baek Seung Jo ve yorgun Oh Ha Ni, Boong Joon Gu’nun pembe (aşk*) modu>

Harika! Yine mi başka bir dedikodu turundalar ?
Oh HaNi!

“belki de Baek Seung Jo bazı endişelerini ona göstermek için mücadele etmeli misin?
Hatta ben ondan bıktım. Onun yüzünden yorulmuş hissediyorum.”

Sen: “Hayır! Ben Baek Seung Jo’yu zaten unuttum. Baek Seung Jo benim için artık hiçbir şey değil, biz artık birlikte yaşamıyoruz, biz ayrı yollardayız” dedin.
Ne zaman Hee Ra bir şeyler yapmaya çalıştı, bu senin için zor oldu.

Tamam, senin benimle ilgili hiçbir düşüncen yoksa eğer bende çoktan onu bitirdim.

Ama niye benim ifadem istemeden çok sert oldu.
Ayrıca ilk defa bu beni öylesine sıktı ki…
Aniden, bu kalpsiz Oh Ha Ni çok yabancı hisseder.


****

“Hey! Oh Ha Ni hiçbirşey yapmayacak mısın?”
“nerede bir hafta içinde en iyi 50 öğrenci arasına girmiş Oh Ha Ni?”

Daima onun dayanacağını hissettim.
Onun hala bunca zamandır tenis topu topladığını duydum.
O benim yüzümden klübe katılmıştı,
Bu yüzden ben o çocuğa karşı sorumluluk mu hissediyorum?

Bu yüzden ona öğretmeliyim.
o üst düzey klüp sorumlusu (sunbae) tarafından kurulmuş tuzakla başladı, ayrıca ben onun klübe girmesine neden olduğun için sorumlu hissediyorum.

Onları imkansız da olsa bir hafta da yenmeliyiz.
Umarım onu ufacıkta olsa iyileştirebilirim ( oyununu geliştirebilirim)

“oh Ha Ni, sen çok ciddisin”

gerçekten mi? başkaları da bunu görebilir mi?
o nasıl da efor sarf ediyor.

Oh Ha Ni gibi insanlar, beni en iyi şekilde dinlerler.

“sen benden sadece 1 haftada ne bekliyorsun?”
“bu sadece, ilginç”

Onu yetiştirmek bir eğlence, o olağanüstü değil ama o çok sıkı çalışıyor,
O başkasının ortaya koyabileceğinden çok daha fazla efor ortaya koyuyor.

Bu ona ders gibi.
Bugün gelişiyor, yarın daha da gelişiyor.
Bu çok açık. Kademeli olarak gelişiyor.

O yorulmuş olsa bile, ya da kanasa bile,
O hiç durmuyor. Bu çok ilginç bir şey.

Yoon Hee Ra senin ya da benim için ne olursa olsun,
Biz bazı şeyleri sadece şunlara bakarak öğrenebiliriz.

Bu yüzden biz öğrenmek için efor sarf etmek nasıl bir histir bilmiyoruz,
Biz yoğun çabalardan sonra öğrenme sevinci nasıldır bilmiyoruz,
Gerçekten sevebileceğimiz bir şey gördüğümüzde ne hissetmemiz gerektiğini bilmiyoruz.
Biz etrafımızdaki insanlar bize sarılmadan gittiklerinde mutluyuz,
Biz güldüğümüz zaman başkaları araya girmeyecektir.
İnsanları böylesine mutlu hissettiren şey ONUN KARİZMASI.

ONUN GÜLÜMSEYİŞİ YAVAŞ YAVAŞ ETKİ EDİYOR, DEĞİŞİYOR




***
“Hey! Sen ne yapıyorsun? Hala hızlanmamışsın!”

Bu çocuk yemek yapmaya dair hiçbirşey bilmiyor, şu an kayıp hissediyor.
Ben bilmeden kantine doğru yürüdüm.
Beklendiği gibi, o kayıp bir kedi yavrusu gibiydi.
Ne zaman ki beni gördü, sanki bir kurtarıcı görmüş gibiydi ve bana yardım edip etmeyeceğimi sordu.
Başkalarına sorun getirme alışkanlığı hala öncekiyle aynı.

Ama, ben niçin bir şey söylemedim ve sadece mutfağın içerisine gittim?
Benim bacağım ve kalbim takım için fazla uzun değildi,
Benim kalbim uzun zaman onların kontrolünde olamaz.

Tıpkı Oh Ha Ni!

O hala beni apron içinde yönetmeye çalışmakta.
Oh Ha Ni sen gerçekten bir şeysin !
Sen nasıl bu hale geldin?
Kendimden beklediğim gibi bana hiçbirşey ilginç gelmiyordu.

Sen başını kaldırıyor ve gülümsüyorsun…
Bir küçük salyangoz, kabuklarını parçalara ayırmaya başlıyor…

Sen bütün gün eğitimden sonra yorgunsun,

“Hey! Ayağa kalk!”,

Bu kız bunu duyunca bir yay gibi ayağa fırladı.
Buna karşın o yorgun olduğundan homurdanıyordu,
Ama o asla ondan kaçmadı.

Doğru, bu sensin Oh Ha Ni!
Nuh’un Salyangozu Oh Ha Ni!

***

Yavaşça, yavaşça, terin yavaşça aşağıya süzülüyor.

Bugün bu yolu seninle beraber yürüdüm.

Bir iki üç. Bir iki üç.

“ben senden hoşlanıyorum ya sen?”

Yoon Hee Ra benden hoşlandığını söyledi.
Ama… aynaya baktığımda BENİM HİÇ ÖZEL DUYGUM YOK.

Biz beraber bir şeyler okuduk,
Biz benzer hissediyoruz, bir çok ortak konuya sahibiz,
Onu Arkadaş olarak seviyorum, beraberken huzurlu hissediyorum.

Fakat bu ihtişamlı görünüş altında gizli bir kibir var,
Sadece Hafif bir dokunuş ile incitmeden,
Sert sözleri biz diğerlerinin hisleri ne olursa olsun söyleriz,
Başka bir ben gibi.
Hiç ilginç değil…


***


Benim sorum…

Yine Ne? Oh Ha Ni!
Niçin sen daima benim önümde başka biriylesin?
Sen bugün ölmüş olacaksın!
Beni bugün ayaklarının altına alman gerekir!
Yoon Hee Ra hakkında ne düşünüyor?
Senin soruna cevap olarak karşılanırsa eğer, o kız çok önemli.
O kız başkasının yanında ayakta duruyor diğer taraftan bu beni kızgın hissettiriyor.

Sadece Oh Ha Ni’nin elini tuttum.
Bu kendimden beklemediğim bir süprizdi.
Benim tüm bunları yapmam garip hissettiriyor,
Daha sonra bilmeden neler yapacağım.

Doğru! İşte Bu!

Sadece Oh Ha Ni bunu yapabilir.
Benim heyecan verici dünyaya girmemi sağlıyor,
Beni bilmediğim korkutucu dünyaya götürüyor, sırada ne var.

Ve aynı zamanda,
Bana ilginç hissettirdi ve bütün zamana taşındı.
KENDİMİ YAŞIYOR VE NEFES ALIYOR HİSSETTİM




saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:10   Çeviri yapmak isteyen #5
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
9. BÖLÜM

“eğer sen gerçekten Hee Ra’dan hoşlanıyorsan, ben…”,

Ama neden sen koşarken benim yerime Hee Ra’yı çekmedin?

Oh Ha Ni bütün aptal soruları soran sensin.

Sen daima vahşi tahminler yapıyorsun ve sen daima tüm bu vahşi tahminlerle kendini şımartıyorsun,
SEN NİÇİN BENİM KALBİMİ GÖREMİYORSUN!.

Sen bir saniye için olsa bile, yakından benim gözlerime bakar mısın?

Benim gözlerimin içinde senin konumuna bir bak.

Eğer sen görüyorsan, niçin Hee Ra’yı değil de seni çekip koşmamın sebebini anlarsın.
Aptal Oh Ha Ni.

“Bu hoşlanmamak değil, seninle olmak kolay değil ama sevmemekte değil.”

Aniden gerçekten bir matematik sorusu çözmüş gibi hissettim.

Evet, bu doğru.
Oh Ha Ni, sen benden çook farklısın.
Sen nasılda başkalarına koşulsuzca sevgini gösteriyorsun,
Sen nasılda hala yakın olma cesaretini gösterirken nefret ettiğini söyleyebiliyorsun.

Başlangıçta, seninle iyi geçinmek gibi bir planım yoktu…

Sonra, yavaşça seni görmeye başladım,
Ardından seni açıkça gördüm ve anladım.

Ben her şeyin hoşlanacağım şekilde doğru olamayacağını anladım.

Senin hatalı olmadığını anladım,
Eğer bu soru hatalı değilse, sonra buldum.
Yavaşça…

Dürüstçe, o gün ben senin yaralandığını gördüğümde ve biz rekabetten vazgeçtiğimizde,
Ben seni evine taşıdığım zaman anladım, SADECE DURDURULAMAZ!

KALBİMDE KORUMAK İÇİN İNŞA ETTİĞİM DUVARI DURDURDUM.

SENİN NEFESİN BENİM SIRTIMA SICAKLIK VERDİĞİNDE,
SANKİ KAYIP BİR KÖPEK YAVRUSUNU BULDUM. BU YÜZDEN MUTLUYUM.

Ayrı kaldığımız bir kaç gün de tamamı geri ödendi.
Ben seni nasıl uzaklaştırmaya çalışsam da sen hiçbirşeye aldırmadan hala yoluna devam ediyorsun.

Sen onu kabul etmeye karar verirsen, BENİM KALBİM SADECE İZİN VERECEK.
BİR NEHİR GİBİ ONU DURDURAMADIM, YEMİN EDİYORUM BU ÇOK YORUCU OLMAYACAK.


****


ÇÜNKÜ BENİM KALBİMİN ÖZGÜRLÜĞÜNE İZİN VERDİM,
BENİM KALBİM BİR KEZ KARIŞTIĞI İÇİN NASIL BİR İNSAN OLDUĞUMU GERÇTEKTEN ANLAYAMAMIŞTIM.
ŞİMDİ, BEN SANA BAKIYORUM!.

Şu an için ben ondan gizlemiş olmayacağım;
Şu an için, ben burada o kızı bir süre bekleyeceğim.

Sen sadece bir dokunuş ile suyun akışını duyuyor gibi hissediyorsun…
Senin parmakların benim parmaklarımdan akıyor gibi görünüyor…

BEN ŞİMDİ SENİN NE ANLADIĞINI HİSSETMEYE BAŞLADIM…

Oh Ha Ni!!!
Bazen seni ne tür bir kız olduğunu gerçekten anlayamıyorum.
Gerçekten seni anlamak çok zor.
Her şeyi çok sayıda insanın önünde yapıyorsun,
Bu diğerlerine nasıl şaka gibi gelmez?

Sen belki de senin dik başlı bir insan olduğunu düşünüyorsun, ve diğer insanlarından sana benzediğini, sen hatalısın!
Lütfen diğer insanların yanında biraz uyanık ol, ben çok müteşekkir olurum.
Ben kasten yürüyüp gittim, hareketlerini görmek istemedim.
Oh Ha Ni diğer insanlarla beraber geçinebiliyor…
Bunu bildiğimden onu anlıyorum,
ÇÜNKÜ SENİN MASUMİYETİNİ BİLİYORUM.

Oh Ha Ni’yi kabul etmeye karar verdiğimden mi emin değilim, gerçekten hiç olmadığı kadar kolay deliriyorum, Boong Joon Gu’nun Oh Ha Hi’yi taşıdığı zamankiyle karşılaştırdığımda üst sınıftakiyle onu çalılıkların arkasında gördüğüm zaman çok daha fazla sinirlendim.

Hatta onlar öpüştüler?
Bu gerçekten doğru olabilir mi? olamaz, bu Oh Ha Ni benden hoşlanıyor, YALNIZCA BENDEN HOŞLANIYOR!
Ben öfkemi kontrol altına almaya çok uğraşsam da pek işe yaramış gibi görünmüyor.

Senin benim kalbimdeki kapasite miktarın şu an nefretime eşittir.

Yolun ortasında sıkışmış gibi hissediyorum, nefes alamıyorum


**

“sunbae ile ilgili söylenti…”,

“ben gerçekten korktum, her şeyi yanlış yapacağım diye korktum. Bu yüzden EunJo ya tehlikeli bir şey olasaydı…”

Hıçkıra hıçkıra hislerini daha önce cesaret etmediği gibi itiraf etti.
Benim kollarımda ağlarken sana sarıldım, ben tek kelime söyleyemedim.
Kaptan ile ilgili açıklamayı duyduktan sonra çok mutlu hissettim,
Ama senden bir an için bile şüphe duyduğum için de suçlu hissettim,
Bu yüzden seni ihmal etmiştim.

Benim soğuk gözlerimin seni çok mutsuz etiğini bildiğini biliyorum, ama benim içimde hiç büyümemiş bir çocuk var…
Bu yüzden, sen benim kardeşimin tedavisinde…
Eun Jo için endişeleniyorum, EunJo için kaygılanıyorum,
Söylentiler hakkında endişeleniyorum,
SEN TİTRİYORKEN SENİ KUCAKLAMAK İSTİYORUM.
Bugün ilk defa içimdeki çocuğu hissettim, nefret dolarak büyümek istemiyor.

Ağlıyor, sen ağlıyor olabilirsin, sen geldiğinden üzgün hissediyorum,
Senin gözyaşların acı hissettirene dek…

“böyle küçük bir çocuk her gün kontrolden geçiyor, iğne yaptırıyor, ilaç alıyor, onun istediklerini yapamadık.”
Sebepsizce, Ha Ni’nin gözlerinden yaşlar akmaya başladı…
Eğer o ağlıyorsa, hiçbir yardım yapamadığındandır ama o daima böyledir, hep başkaları için ağlar.
Doğru, onun kalbinin çeşidi bu.

Sahip olduğu şeyler diğerleri için samimi bakım, bunlar bende yok.

“eğer sen, doktor olmaya karar verirsen laneti kaldırabilirsin!”
“umarım sen doktor olursun ve No Ri gibi çocuklara ve hastalıklar yüzünden acı çeken pek çok insana yardım edersin!”

“ben sırf sen söylediğin için doktor mu olacağım?”
“evet!! Bu o, bu güzel bir fikir değil mi?
Uzman doktorluk senin için en uygunu.
Baek Seung Jo beyaz önlük giydiğinde gerçekten yakışıklı görünecektir.”

Sanki kendi hakkında, bana bakarken sanki bana benden fazla güveniyor, doktor olmamı beklediğini söylüyor.

Oh Ha Ni…
Aniden şunu hissettim belki de kötü olmayacak,
Hasta insanlara bakmak, insanlarla ilgilenmek…
Aynı zamanda çok uzak bir şey olduğunu hissettim.

Ancak şimdi anlıyorum ki,
Ben anlamadığımdan bu alandan korkuyorum.
Hastalıktan dolayı acı çeken Birçok insana yardım etmek, belki de sen söylediğin için hoşlandım,
Bu şey çok büyük bir başarı.

Şu an, ben hala ne yapacağıma dair bir şey bilmiyorum,
HaNi’nin bugün söylediğinin benim hayatımda önemli etkisi olacak.

***


SEN BİR YILDIZA BAKTIN, BİR BANA.
BEN BİR SANA BAKTIM, BİR YILDIZA.
BUNA RAĞMEN BİZ BİRBİRİMİZİN GÖZLERİNE DOĞRUCA BAKAMADIK.

“eğer sen yük olmazsan gerçekten müteşekkir olacağım!”
Bu alışkanlık dışı olmasına rağmen kırıcı sözler benim ağzımdan çıktı.

Ama benim düşüncelerimi değiştirmenin mümkün olacağını umut ediyorum,
ONUN GERİ DÖNMESİ HARİKA!

OH HA Nİ,
TEKRAR HOŞGELDİN… OH HA Nİ!

Benim düşüncelerimde seni düşündüğüm için bir karmaşa vardı.

“umarım sen doktor olursun”.

Sen bu şeyi söylediğin günden beri her gece benim zihnimde beliriyor.

Gerçekten ben bunu yapmalı mıyım?
Ben bunu iyi yapabilir miyim?
Ben kendimi bencil dünyamdan çıkarabilir miyim?

BEN SENİN İLE FARKLI BİR DÜNYAYI GÖRDÜM,
FARKLI DÜNYANIN SADECE FARKLI OLABİLECEĞİNİ ANLADIM.
BU YANLIŞ DEĞİL.
BEN DÜNYA HAKKINDA DAHA FAZLA DENEYİM EDİNMEK İSTİYORUM.

BUNU YAPSAM DA, SENİNLE OLABİLECEK KADAR GÜÇLÜ DEĞİLİM.

BUGÜN, SENİ TERK ETMEYİ ÖĞRENDİM.
DOĞRU BİLDİĞİN YOLDA YALNIZ YÜRÜMEYİ SEN BANA ÖĞRETTİN, YALNIZ!.
****


“benim için en iyisini, gelecekte ne yapmam gerektiğini düşünüyorum,
Ben korumasız bir dünyada yaşayıp bunu yeniden kendim bulmayı umut ediyorum”
Birkaç gündür bunun üzerine düşünüyorum,
Ben düşüncelerimi anne babama söyledim.

“peki! Sen bunu denemelisin”
Ama, babam ben söylediğimde geleceğim hakkında endişelendi, ben ekonomi üzerine çalışmakla ilgilenmiyorum,
Ama babam beni daima desteklemiştir, ben ona müteşekkir olacağım.

“HaNi geri taşınalı uzun zaman olmadı…”
Annem hala HaNi için endişeleniyor.

“bunun onunla hiçbir ilgisi yok, bu benim hayatım”

Aslında annem henüz bilmiyor,
Tüm yaptıklarım aslında onunla ilgili!
O bana Oh Ha Ni’nin başka bir dünyayı gösterdiğini bilmiyordu.

tek istediğim umarım HaNi incitmiş hissetmez…
umarım sen beni anlarsın, ben senden hoşlanmadığım için taşınmıyorum…
sen muhteşem bir çiçeksin ve üzgün hissetme.
UMARIM SEN İNANILMAZ BİR DEĞER OLDUĞUNU ANLARSIN.

O yoğun sıcaklık altındayken küçük bir ağaç gibi olduğunu bildiğimden çok değerlisin.
Küçük bir ağaçken bile herkesi kabul ettiğini bildiğimden çok değerlisin.

Bu Normal olmasına karşın, dünyada çok çok sayıda hazine olan şeyler var.
BU BANA ÖĞRETTİĞİN ŞEYDİR.





saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:11   Çeviri yapmak isteyen #6
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
10. BÖLÜM

“ Anne, seni arayacağım”
“ Ben çıkıyorum, Eun Jo”

Bu mesajı EunJo yoluyla sana iletebileceğimi umuyorum...
Sana bakıyorum... ama sen kendi perişan dünyandasın, beni takmıyorsun bile...

EunJo’ya sarıldığım gibi sana sarılamıyorum... Annem gibi olamıyorum sana karşı... Sana “kendine iyi bak” bile diyemiyorum...
Çünkü ben de en az senin kadar şapşalım! Ben yokken kendine iyi bak diyemiyorum...tek yapabildiğim sadece gözlerine bakabilmek...
Beni daha ileriye taşımak için, şimdi oturup biraz dinlenmen gerek... hadi o zaman... daha yükseklere uçabilmek için elimizden gelenin en iyisini yapalım!
Biz.. umuyorum bunu kısa zamanda başaracağız, zor görünse de...
( HaNi Seung Jo’nun çalıştığı restoranda oturuyor. Seung Jo evi terkettikten sonra. )
Bu üzgün yüzü bir daha göremeyecekmişim gibi geliyor...Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli.. Elini “ merhaba” diyerek sallıyorsun bana... Kalbime nasıl da böyle izinsizce girdin...
Belki de farkında olmadan seni görmeyi arzuluyorum? Belki de bu yüzden senin yüzünü gördüğümde içten içe mutlu oluyorum...
Ne yapacağım ? Sen... Yani demek istiyorum ki senin için neyim ben böyle ki, benden asla vazgeçemiyorsun..
Bana olan aşkın bir türlü bitmek bilmiyor... Peki neden böyle olduğu halde sana uyuz olmuyorum?
Çalışırken gizli gizli sana bakmayı da oldukça ilgi çekici buluyorum...
Kahveni iki elinle tuttarken seni izlemek, esnemen, kalemini dişlemen, cevabını bilmediğin bir soru sorulduğunda başını kaldırman ....
Yalnızken mutlu olacak kişilerden değilsin asla.. Wu HaNi.. beni kendine bağımlı ettin... sanki oksijenim gibisin artık ...
Ve bir ağaç gibi sanki... hep yanı başımda olan...
*****


Ne oldu acaba? HaNi’yi görmeyeli bir kaç gün oldu..
Acaba hasta filan mı? Ne olursa olsun, konunun dersler olmadığına eminim..
Beklemek işkence gibi sanki! Sen de beni beklerken yorulmuş muydun yoksa? Neredesin şimdi....
HaNi’yi görmeyeli 2 hafta oldu. O’nu özlüyor muyum yoksa?...
Buraya her gün gelen birini merak etmek gibi bir şey olsa gerek bu.. Acaba gerçekten bu mu hissettiklerimin sebebi...
Sakin olamıyorum bir türlü...Her kapı açılışında irkiliyorum.
(Resim : Sahne: HaNi bankta Seung Jo ile evde diğer kızla birlikte yaşama meselesi hakkında konuşuyor)
Ahmak! Budala! Direkt sorabilirdin değil mi?
Bu kadar sıkıntıyı tek başına çekmek.. böyle üzüntüden renginin atması...
Seni böyle acı çekerken görmek... peki bu neden kalbimi böylesine acıtıyor ki ...
Kalbim gerçekten acıyor... Bunu bildiğimden olayı duyduğumda hemen seni bulmaya geldim.
YOON HA RA YÜZÜNDEN ACI ÇEKME, BUDALA! KENDİNE BİRAZ DAHA GÜVENSEN OLMAZ MI ?
Çok kararlı birisin. Her konuda elinden geleni yapmak için kendini paralayan Wu HaNi.. başkaları için gözyaşı döken Wu HaNi...
Doğru benim de söyleyecek lafım yok aslına bakarsan, ben de seni ve sunbae konusunu yanlış anladım...
Neden bu hale geldik? İyice düşünsek bulacağımıza eminim sebebi... Hep küçücük sebeplerle birbirimize çatıp duruyoruz...

YOKSA SENİN HASTALIĞIN BANA MI BULAŞTI? BUDALALIK HASTALIĞI!
***


Sana HaRa ile yaşamadığımı söylediğimin üstünden 12 saatten az oldu.. yine çıktın karşıma...
Yağmurdan ıslanmış, dudakların mosmor kesilmiş soğuktan!
Nasıl bunca sıkıntıyla başedebiliyorsun? Beni gelip burada görmeyi bu kadar çok mu istiyorsun gerçekten?
Seninle ne yapacağım ben HaNi.. gerçekten bilemiyorum...
Yağmura yakalanmış, sırılsıklam... O halde içeri girdiğini gördüğümde ne diyeceğimi bilemedim.
Dudaklarını öyle mosmor görmek içimi nasıl acıttı bir bilsen.. Kendine böyle kıymet vermediğini görünce seni azarlamayı nasıl istedim!
Neden bu kadar inatçısın ki!

Şöyle mi kabul edeyim .. Ben burada böylece duracağım, hiçbir şey yapmak zorunda değilim. Tek yapmam gereken duygularını kabul etmek. Yapabilir miyim bunu?

Beni her zaman şok etmeyi beceriyorsun. Başkalarını umursamadan bana öylece bakabilmen...
Senin gibi olmayı henüz becereceğimi sanmıyorum, bunu bir tek sen yapabilirsin sanıyorum...
(Resim /Sahne : Hani ve Seung Jo yatakta)
Sırf yatakta yatmana izin vermediğim için bana taş kalpli dedin!
Aslına bakılırsa yanıbaşımda yatakta uzanan HaNi’nin varlığını hissediyorum.. Vücudum bu yüzden iyiden iyiye gerginleşiyor...
“ Heyecanlı mısın”
“ Ha... hayır” vücudunun hissettiğinin tam tersini söylüyorsun oysa ki...
Seni budala! Heyecanlanan bir tek sen misin sanıyorsun ? Ben de heyecanlıyım.. Buz kalpli prens olsam da, içimdeki deli kan sımsıcak... Sana olan duygularımı saklamak için kendimce mantıklı sebepler bulup sözlerimi en katı şekilde sana başka yollarla ifade etmeye çalışıyorum...
“ Benimle bir gece geçirmek ve ne olacağına dair hiç bir fikrinin olmaması?”
Örneğin bir öpücük... Evet, aslına bakarsan seni öpmek ve o sıcaklığını hissetmek istiyorum...
Ama bu şartlar altında o öpücük olusa, sonrası hakkında hiç bir fikrim yok.
Arkamdaki sıcaklığını hissediyorum... Ama... ama ... tek yapabildiğim kendimi zaptetmeye çalışmak...
****


20 yaşında bir erkek... Kapkaranlık bir odada bir kızla yapayalnız...
Bunun ne kadar zor olduğu hakkında bir fikrin var mı? Üstelik bu kız hoşlanmadığım bir kız da değil...
Böyle zamanlarda bütün erkekler birer hayvandır!
Yani duygularımı saklamamın tek yolu ukalalık yapmak olacaktı.
(Resimahne: Hani banyonun önünde. Seung Jo, yere düşürdüğü iç çamaşırını uzatıyor )
İç çamaşırını nasıl böyle ortalığa atar da banyoya girersin?
Şapşal Wu Ha Ni! Beni hayal ettirmeye mi çalışıyorsun yoksa??
Sürekli seninle dalga geçip “ilkokuldan sonra vücudun hiç gelişmedi mi “ derken bütün bunların şaka olduğunu düşünmedin mi.. hepsi şakaydı, ciddiye almamalıydın.
Gözlerimin önünde bornozunlasın... Çok rahatsız edici bir durum... Vücudundan gelen muhteşem koku...
O beyaz omuzlar... kendimi alıkoymaya çalışıyorum...
Kendini suçlama. Vücudun mükemmel olmasa da, Wu HaNi, senin varlığın bizzat güzel ve değerli....
Annemin hayatımı planladığı üzere hayatımı yaşamak istemiyorum.. Böyle özel bir anneye sahip olmaktan sıkıldım aslında. Beni kız gibi yetiştirip milletin diline düşüren bir anne!!!
İlkokulda olmuş olsa dahi, hala bazıları beni öyle kız kıyafetleriyle hatırlıyorlar...
İnsanların, önlerine sunulanı kayıtsız kabullenmelerinden nefret ediyorum.. İşte annemin bana yaptığı da tam anlamıyla bu!
Küçüklüğümden beri kalbimin kapıları kapalı.. Belki de sırf bu yüzden aileme karşı böyle sertim.
Annemin bana öyle davranmasına artık izin veremem. Eğer aramızda bir şey olursa, bu sırf annem bunu istedi diye olmamalı !!! Bunu kabul edemem...

Bu gece... uykusuz böylece... Yüzüne baktıkça yumuşuyor kalbim...





saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:13   Çeviri yapmak isteyen #7
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
11. BÖLÜM

Sen beni hayal kırıklığına uğratmadın, Oh Ha Ni seni daima aniden tamamıyla hissediyorum.
Sen gerçekten bir kız mısın?
Haklıyım, bu Oh Ha Ni, ke!

Senin uyuma pozisyonunla bir güreşçi bile rekaber edemezdi.
Nihayet uykuya daldığımı hissettiğimde senin bacağın üzerime geldi, yada senin ellerin benim yüzümde gezinmeye başladı.
Sen rüyanda ne görüyorsun, durmadan gülüyorsun ve sen şimdi kaşlarını çattın kötü bir rüya mı görüyorsun?

Ve şimdi yataktan düştü.
Önemi yok, uyumam mümkün değil
Belki de bu benim için şanstır.

Bu gibi şeyler 20 yaşındaki bir erkeğin hayali değil mi?
Bir kız arkasında uzanıyor, yavaşça nefes alıyor
İki elini göğsüne yerleştiriyor,
Başını kolunun üzerinde uzanıyor, doğrudan uykuya dalıyor.

Benim için bu gecenin çok zor geçmesi gerekebilir,
Ayrıca iyi bir şey, uykumu bozduğun için sana teşekkür ederim
Benim kalbimi sıkıca tuttuğun için sana teşekkür ederim,
Oh Ha Ni. Keke!

Sen bir köpek yavrusu gibi mışıl mışıl uyurken, kaşlarını çattığında bir kedi yavrusu gibi görünüyorsun, sen çok tatlı görünüyorsun.

Giymen için bir elbise seçeyim mi?
Oh Ha Ni, sakın şimdi kendini bana karşı sorumlu hissettiğini söyleme,
Yoksa bugün ki hayalin bizim evlilik hayatımızın ilk sabahı mı?

sadece biraz daha iyi, ve sen sınır tanımaz hayaller kurmaya başlıyorsun.
Sana benim içimdekileri nasıl göstermeliyim?
Sanırım ben sadece senin arkandan gülümseyebiliyorum. seni aptal kız.

Bu bir tür yeni evlenmiş çift hayatı, nasıl eğlenceli mi?
Sana yemin ediyorum, lütfen bu bitmesin,
Buna rağmen ben çok ilginç hissediyorum.
****


Seninle beraber kahvaltı ediyorum, giymem için ayakkabılarımı hazırlıyorsun,
Omzuma hafifçe vuruyorsun, tamamen çocuksu olan bu oyuna inanıyorsun.
Ama ben bu günü uzun zaman boyunca hatırlayacağım, çok çook uzun zaman,
Güvenilir ve aptal bir kız, o aptal kız bir çok hayal kuruyor, hikaye uyduruyor.

Ne? Oh Ha Ni başka erkeklerden randevu daveti mi alıyor?
Ne tür insanlar ondan hoşlanıyor, özel bir lezzete sahip olmalı.

Öyle olsa bile bu çocuk değişemez.
Duyduklarımın önemi yok Oh Ha Ni asla değişmeyecek.
Endişelenecek bir şey yok, yanlış,
Ben hiç merak etmiyorum.

Aptal Oh Ha Ni,
Ben bugün kıyafetlerimi senin için seçip giyindim,
Bunu gördüysen eğer mutlu olmalısın!?

Yalnızca seni düşünmeye başladığımdan beri,
Yalnızca senin söylediklerini duyuyorum…

“bu adam senin kadar yakışıklı,
Bu adam Senin kadar zeki,
Senden en büyük farkı
Kızlara senden çok daha iyi davranıyor!”

Bu yüzden, bu kıdemli *sunbae* benim kadar yakışıklı,
Zeki, kızlara iyi şekilde davranıyor,
Yani sen beni unutuyor musun?
Sen başarılı olamazsın!

“benden izin istemene gerek yok,
Oh Ha Ni benim değil, devam et!”
Eğer ben ondan vazgeçmiş olsam bile, o hiçbir yere gidemez,
Fakat sen vazgeçersen bu iyi bir fikir olabilir.

Ben güveniyorum,
Ben Oh Ha Ni’nin benden asla ayrılmayacağına inanıyorum!

Neden kavurucu bir şeyler benim kalbimin içine akıyor?
Burada bilmediğim bir şeyler kaynıyor.
Benim aklım patlayacakmış gibi geliyor.

Ne cesaretle o elini HaNi’nin omzuna koyuyor.
Oh Ha Ni, ne caseretle sen o adamın kolları arasındayken böyle mutlu gülümseyebiliyosun.
Senin benle bile böyle vücut temasın yok!!

*****


Bu hiç bir şey değil, ben hiçbirşey olmayacağına inanıyorum,
Ama ben hala HaNi’nin omzundaki kolunu görmezden gelemiyorum.

Acılar içimdeki bir şeyle alay ediyor sanki,
Kalbimde bilinmeyen bir yangın başlıyor.
Kalbim ince bir buz tabakası gibi orta yerinden kırılıyor.
Ben, sadece koşar adım masadan uzaklaşabiliyorum.

Oh Ha Ni sadece benden hoşlanıyorsun, hala, yalnızca benden.
Bu sadece bir taktik, beni kıskandırmak için bir taktik.
Kendimi rahatlatmaya çalışıyorum, Oh Ha Ni,
Sen hala Nuh’un salyangozu Oh Ha Ni’sin,
Hala sadece bana bakıyorsun. Ben inanıyorum.

Önemi yok, ben hala annemin ve onun planı arasındaymışım gibi hissediyorum.
Çünkü ben sana inanıyorum Oh Ha Ni.
Bunu daha da fazla izlemek istedim, çünkü sen bana ne zaman yalan söylemeyi denesen bakışların gerçekten ilginçleşiyor.

Ama ben gerçekten bunu daha fazla görmeye dayanamazdım,
Senin sesini duyduğum o an kıdemli *sunbae* ile randevulaştığın parka geldim.
İçimden bir ses bir an önce bunu sonlandır diyordu.

Parkın içinde Bir başkasının elini omzuna koyduğunu gördüğümde sen nasıl evde gülümseyebiliyorsun.
Ya da o senin elini tutarsa.
Tüm bu sorular sanki aklımı baloncuklarla doldurdu..

“siz beyler Oh Ha Ni yüzünden kavga etmiyorsunuz değil mi?
Neyse kavganızın önemi yok, kendinizi gerçekten incitseniz bile
Bunun benimle hiçbir ilgisi yok,
Ama Ha Ni’den hoşlanan biri varsa o da benim,
Siz kavga ediyor olsanız bile sonuçta kaybedeceksiniz!”
(“anladın mı? Bu yüzden Ha Ni’nin omuzları yalnızca bana ait!!)

Ellerimle omzunu tutuyorken oldukça gerçek hissediyorum.
“annem evde hep beraber akşam yemeği yiyeceğimizi söyledi!”
(bizim ilişkimiz öyle bir ilişki ki,
Evin içinde ve dışınca özgürce davranabiliyoruz!”)

Bu gün, bir kez daha içimdeki çocuk
Kendi topraklarını savundu,
Oh Ha Ni yanızca beni seviyor!!!




saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:15   Çeviri yapmak isteyen #8
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
12. BÖLÜM

“eve geri taşın. Annenin rüyası her birlikte mutlu burada yaşamak. Ha Ni’yi tedavi etmelisin, onun yüzünden evden ayrıldığını düşünüyor, bu konuda bir şey yapmayacak mısın?

Annem daima Ha Ni için endişeleniyor.
Ama buna gerek yok.
Ha Ni kendi yolunu ne olursa olsun bulacaktır.
Bu çocuk hayal ettiğimden çok çok daha güçlü.

“ben kendi hayatıma karar verdim. Ben anne ve babamın kuklası olmayacağım.
Ha Ni iyi olacak. Siz bana o eve geri taşındığı vakit fikrimi sormadınız.
Bu yüzden anne izin ver gideyim.”

Anne, sen bunu benim için zorlaştırıyorsun.
Bana bir şeyleri sizin yolunuzla yapmamı söylemezseniz eğer her şey nasıl da güzel olacak.
Buna başka insanlar popülerlik diyor.

Kız gibi giyinme olayı beni arkadaşlarım arasında gülünç hale getirdiğinden beri diğer insanlardan uzak duruyorum.
Diğer çocuklarla karşılaştırıldığında bir dahi olarak çağırıldım.
Ben daha fazlasını biliyorum, bu yüzden de bana hazine gibi muamele edilmiştir.

Bilmeden, düşüncelerimin ifadesi için değil hayatım için bunu kullanmak var.
Bu dünyadaki pek çok şeyi biliyor olsam bile,
fakat bu kabul edilmiş değil,
annemin önünde daima söylüyor.

“o senin için en iyi kız”,
Bunu kendime ifade etmem çok zor.

Şimdi, kendime dönüp bakıyorum.
Ben bakmadığımda da bir yardıma ihtiyaç duymaksızın hayatta kalabiliyor.
Bu güçlü dünyada ona kimse karışamaz.

Rüzgarın sesine eşlik ederken Ha Ni yürüyerek çıktı. O kızdı mı?

Onun kızarkadaşım olduğunu inkar ediyorum.
Bu hala benim için birazcık zor.
Kendime açıklayamadan başkaları önünde nasıl açıklayabilirim.

Başkaları önünde kimseye yakın olmadığım halde ikimiz hakkında konuşulmasından hoşlanmıyorum
Şu insanlar daima sadece istediklerini duyuyorlar,
Bizim farkımızı sözcükler anlatabilir mi?

Gerçekleri yayıncılar çarpıtıyorsa,
Onlar başkalarına bunun nasıl zarar getirebileceğini bilmiyorlar mı…
Ama önemi yok,
SEN HALA BENİM KALBİMİN 1 NUMARALI YERİNDESİN !

HA Nİ, SEN BİRTANESİN, BEN KİME ENDİŞELERİMİ SÖYLEYEYİM.
BU SENSİN ! OH HA Nİ!

*****

Doğru mu?
Benim kararım…

Kararım Tıp fakültesine gitmek, bu karar gerçekten benim mi?

Babam şirkete yönelik çalışmamı bana sordu,
Ha Ni tıp fakültesine gidersem eğer harika olacağını söyledi.

Ben, anne babamın kuklası olmayacağım diye
Niçin Ha Ni tarafından idare ediliyorum?

Baek SeungJo, sen her şeyde en iyisini yapıyorsun!!
Eğer sen tıp fakültesine gidersen, NoRi’yi Ve dünyadaki pek çok insanı tedavi edebilirsin,
Başkalarına yardım edebiliyor olmak harika olmaz mı?

Senin bana baktığın o anı hiç unutamıyorum,
Sen söylediklerinle beni rahatlattığın için bunu yapacağım.
Ayrıca, ben gizlice tıp üzerine bir şeyler öğreniyorum.

Şaşırtıcı bir şekilde, ben ona ilgi duyuyorum,
Daha daha fazla bu alana dair ilgi kazanıyroum, bu benim için yeni bir şey.

Bu yüzden ben bu yolda yürümeye karar verdim.
Bu yolda sen benim rehberimsin.

“Canını sıkan bir şey var mı? izin ver sana yardım edeyim!”

Eğer gerçekten bana yardım edebilirsen harika olur.

Ben pek iyi görünmediğimden bilmeden bana geliyorsun.
Sen daima bana doğru bakıyorsun !

Sen niçin sıkıntılı hissediyorsun?
Arkadaşım, Oh ha Ni.

“ben karar verdim tıp okuycağım,
Yinede ben emin değilim, bu bana uygun mu,
Fakat ilk defa bir şeyler benim ilgimi çekiyor.”

“bu ben söylediğim için mi?
Hala benim söylediğim şeyleri hatırlıyor musun?
Neyi iyi yapabileceğimi biliyorum…
Öyle görünüyor ki sen henüz bana söylediklerini unutmamışsın,
sen gerçekten… sersemsin.

Ben senin bana söylediğin özel anlamı olan her şeyi hissediyorum,
Bu yüzden ben her şeyi hatırlıyorum.
Benimde yapmak istediğim şeyler var, hayatımı mutlu bir şekilde yaşamak,
Başkalarına mutluluk sağlamak…

Senin doktor olmam için söylediğin şeyleri sevdim,
NoRi’yi kurtarabilirim.
Ben değiştim çünkü sen söyledin.
SEN BENİM HAYATIMA ANLAM VERDİN.


****


hala aynısın! Paniklemiş Oh Ha Ni!”

Sen tüm arkadaşlarına bir şeyler bulmalarını söylüyorsun bunu onların yapmasını istiyorsun,
Sen gerçekten yalnız görünüyorsun,
Ben bugün senin endişelerini dinlemek istiyorum,
Tıpkı birkaç gün önce senin beni dinlediğin gibi…

“söyle bana! Bana rüyanı söyle “

“şey, sen küçük bir köyde doktorsun, ben hemşireyim,
Ben sana işinde yardım ediyorum, ağlayan çocukları sakinleştiriyorum”
“fakat benim rüyamda bir problem var.
Eğer sen pilot olmak istersen ben hostes olmak isteyeceğim,
Eğer sen profesyonel golfçü olmak istersen ben senin eşyalarını taşıyan yardımcın olacağım, hala kasıtlı olarak”

“ben daima Baek SeungJo’nun etrafında döneceğim,
Benim kendi varlığım olmayacak.”

Bunu söylediğin için üzülmeme karşın ben gizlice hala mutlu hissediyorum.
Senin rüyalarında hala ben varım.
Fakat hemşire olman senin sonuçlarınla ilgili?

“Hayallerini yerine getirmene yetmez değil mi? haklı mıyım?”

Onun omzuna hafifçe vurdum. Tıpkı onun bana yaptığı gibi..
Bir gün ben sınav için gittiğimde sen benim omzuma vurdum ve “iyi çocuk!” dedin,
Yine bir gün arabada plaj yolundayken sen gülüyorken benim omzuma vurdum,
Ve yine bir zaman biz oyuncağı yakalarken…
Sen daima beni bu şekilde rahatlatıyorsun.

Bugün bu yüzden, ben bu yolu kullanarak sana hatırlattım.
Oh Ha Ni, Mücadeleye devam !!
Senin rüyalarını ne olursa olsun yerine getirebileceğimi umuyorum, bu kadarı bile gerçekten zor olsa da, sen biliyorsun sen Nuh’un salyangozu Oh Ha Ni’sin.

Bekle. Bekle bir gün biz beraber beyaz önlükleri giyeceğiz.

“SeungJo- ah! Senin geleceğin hakkında kararı benimle tartışarak vermeyecek miydin?”

Babam gerçekten kızgın görünüyor.
Babam daime sakin bir ses tonu ile konuşurdu, şimdi ise sesi gerçekten kızgın.

“bu benim hayatım dilediğim şeyleri yapacağım”;
“sen babanın şirketini devralmayacak mısın?”
“ben babamın şirketini devralmayacağım, ben doktor olmak istiyorum.”

Babamın fikrini görmezden geliyorum,
Babamın hayatıma müdahale etmesine izin vermem, bu benim planımın parçası değil.
****


Evet, bu çok gülünç bir şey ben hayal kuruyorum.
Çiğ tatlı patates yiyorum, tuzlu çorba içiyorum.
İlk defa çiğ tatlı patates yiyorum tadı aynı çiğ patates gibi,
Kıtır kıtır, bu gerçekten iyi değil.

Yine de onu bitirmeliyim, çünkü bu onun tarafından yapıldı.
Eğer ben bunu yemezsem o gerçekten üzülür mü?
Onun gözleri nasılda çökmüş?
EunJo ona ne kadar işkence ediyordur acaba?

Ben daima senin hakkında endişeleniyorum.
Ben yalnız yaşarken ev işlerini yapıyordum,
Bu gerçekten kolay bir şey değil.

SENİN YOKLUĞUNUN YARATTIĞI BOŞLUK BENİ PİŞMAN HİSSETTİYOR,
AMA ŞİMDİ SEN BENİM YANI BAŞIMDAKİ HAZİNEMSİN.

Sana dışarıda yiyeceğimi söylediğim halde sen bana öğle yemeği kutusu hazırlıyorsun.

“sabahın erken saatinde bunları yaptım…”
Yalvarıyor, kabul etmekten başka bir çare bırakmıyor.
Korku içinde öğle yemeği kutusunu kabul etmekten başka bir şey yapamıyorum.

Çok doğru, senin sabah erkenden beni uyandıran gürültünü düşünüyorum.

Kalp şeklindeki yumurta iyi görünmesine karşın
Acaba tadı nasıldır?

Gerçekten öyle olsa bile bunu yaparken bütün kalbini içine koymuşsun,
Ama niçin ben çok çok daha fazla huzursuz hissediyorum.
“bunu sevgilin mi yaptı?”

Bölüm şefi bana sordu, niçin olduğunu bilmiyorum
Ama hayır demedim.
İnkar edemeyeceğim için uzatmadım,
Sen zaten benim kalbimin en derinlerine gitmişsin?!

JoonGu kendi hazırladığı yılanbalığından öğle yemeği kutusunu bana verdi,
Ve Ha Ni’nin hazırladığını kapıp gitti.

JoonGu… bu gün sen HaNi’nin doğasını bileceksin.

Belki de bir an senin fantezini çok karizmatik bir şekilde yakacak.
***


“babamın bir ameliyata ihtiyacı var görünüyor.
Bu zaman içinde şirkette olmak zorundayım gibi görünüyor.”

Yavaşça, sözcükler ağzımdan döküldü, ben düşünüyorum,
Eğer ben bir şey söylememiş olsaydım o iyi olabilirdi.
Fakat gerçeklikle karşı karşıya geldiğimde gerçekten bir şey yapamadım.

“peki, tıp fakültesi hakkında ne düşünüyorsun?”
“ilk defa, ilk defa sen bir şeyler yapmak istiyorsun, bu senin hayalin!”

Evet, bu benim hayalim. Acı bir hayal yokolur.

“ilginç olmasa da eğer ben şirkette kalırsam babam mutlu olacaktır.”

Evet, ben uzlaşmak zorunda olsam bile,
Eğer başarılı olursam bu iyi olacak…
Benim için sıkıcı olsa da…

“SeungJo, nasıl! Ne yapmalısın!

Bugün, üzücü sesin bana güven verdi.
Bana göre, sen benim için üzgün hissediyorsun…
Senin gözyaşların… bir teselli olur.
Yavaşça, kalbimin için giderek bilmeden acılarımı azaltır.

O GECE İKİMİZDE ACI VE IZDIRAP İÇİNDE…
YILDIZLAR BİLE UYUYAMADI…
SEN VE BEN UYUYAMADIK…

“başkanın büyük kızı burada,
Sen buluşmaya gitmeyi düşünür müsün…”

Finansal destek sağlamak için koşul bu…
Stratejik şirket evlilikleri daima şirketlerin iyiye gitmesini mi sağlar?
Para ve para buluşmaları, fayda ve fayda buluşmaları, bir dilenci gibi,
Ben bunu yapmak zorunda mıyım? Şirketi kurtarabilmek için?

Ben başka bir yönden baktım bir şeyler yapmak zorundayım.
Bu acımasız gerçek!
Ben anladım ki ne kadar kibirli numarası yapsam da,
Ben hala gerçeklerin bana doğru gelişini önleyemiyorum.

Babam böyle çok sıkı mı çalışırdı?
Yalnız… aynı böyle…
yeniden çok sayıda problemle nasılda mücadele ediyorken
O çözemedi mi?

Adamım! aileyi desteklemelisin,
Hayatın yükü çok ağır,
Boğucu gibi görünüyor.


****

Benim ailem bugün hala çok kötü şeyler geçiriyor, fakat ben seni terk etmek zorundayım…
Nasıl? Ben…

Ben babamı çok fazla incittim, burada gerçekten hiçbir şey yapamıyorum.
Babam için üzgün hissediyorum, çünkü onun şok yüzünden baygın olmasının sebebi benim…

Babamın hayali,
Babamın sıkıntısını baştan beri bilmiyormuş gibi hareket edemem…
Aile şirketi güvende olmalı…

Annem ve EunJo… size ne olacak?

Ha Ni- ah!...
Kalbime olanlar sana meyletmesi değil mi?

İÇİMDEKİ YENİ DOĞMUŞ ADAM KANIYOR.
ACIYOR, ÇOK ACI ÇEKİYOR.

ŞİMDİ BEN KARARIMI VERDİM, SENİ TERK EDİYORUM.
BÜTÜN HARİKA ANILARI SİLİYORUM…

TAMAM ! HER ŞEY İYİ OLACAK !

SADECE 2 YIL !
ONUNLA İLGİLİ ANILARIM, SADECE UNUTACAĞIM VE O İYİ OLACAK.

BEN UNUTABİLİRİM, KALBİMİ UZAK TUTABİLİRİM,
SANKİ SU TARAFINDAN VURULMUŞ BİR KAĞIT GİBİ,
KALP EVİMİ GÖZYAŞLARI YIRTAR…





saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:17   Çeviri yapmak isteyen #9
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
13. BÖLÜM

Hee Ra bizim başlangıç yapmayı deneyebileceğimizi söylüyor.

Başlangıç mı? başlangıç hakkında mı konuşuyor…
Bende, hala başkalarıyla yeniden başlangıç yapacak yetenek yok mu?
BEN TÜM KALBİMİ BAŞKA BİR YERDE BIRAKTIM…

Benim şimdi yalnızca ufak bir köşeden dönmeye ihtiyacım var,
Diğer yandan, benim söyleyebileceğim hiçbir şey yok.

Tamam, sadece onu almama izin ver ben bilmiyordum ki, sonuna kadar direnelim.

Yeni bir oyun geliştirmek için fon olarak bu ay ki personel maaşlarını kullandım.
Yaşamak bu yüzden oldukça zor, çok korkutucu.
Ben sadece korkakça gözlerimi kapayabiliyorum.

Neden sen odana geri dönmedin ve ağlıyorsun?
Ağlama sesini odamdayken duyabiliyorum,
Bu ses sanki kalbimi sanki bıçakla kesiyor.

Benden nefret etmen için bir şeyler yaptım,
Bu zaten bana ölüyormuş gibi hissettiriyor,
Niçin sen hala burada ağlıyorsun?!

Sen benden ne istiyorsan yapacağım…
Senin ağlamandan hoşlanmıyorum, sana kızgınlığım senin gibi olamaz,
Fakat tüm bunlar benim tercihim.

Aptal ben sadece kendimden nefret ediyorum, ve sonra milyonlarca ağrı iğnesi içime saplanıyor.
Ne yapabilirim?
***


Gelen mesaj: “çok meşgul olsan bile öğle yemeğini unutma! Kız arkadaş rolü yapmayı deniyor Hee Ra.”

Ama benim aklıma gelen kişi sendin.
Her zaman seni diğer insanlara kız arkadaşım olarak tanıtmayı umuyorum, sadece bunu ne zaman yapacağıma dair bir fikrim yok, bir şeyler ya biterse bundan nefret ediyorum.

Buna rağmen düşündüklerimi senin bilmene izin vermiyorum,
Fakat ben hala sana mesaj gönderiyorum.

“izin almadan ayrılmışsın! ( iyi hissetmiyor musun?)
Maaşından düşeriz! ( iyi ye, artık üzülme)
“Neredesin Oh Ha Ni?”
İlk defa bu sabah senin ne düşündüğünü bilmiyorum.

Randevu için mi gitti, randevu?
Günler sonra maç yapmaya gittim ve sen randevuya gidiyorsun.
Şu an kiminlesin ? Kesinlikle garip bir adam olmalı!

Niçin benim aklım bir şeyleri atlayamadı?
Gerçek şu ki Ha Ni başkalarına doğru yürüyor.
Işıltılı gülümseyişi, nazik kalbiyle.
Öyle ki başkaları tarafından seçilebilir, neden?

O anda, bir şey kalbimin içinden geçerek delik açtı.
Ha Ni’nin ismini esen rüzgar delikten içeri savurdu.

Kimse bana işe gitmeden önce malzeme hazırlamam için yardım etmedi,
Kimse bana “eve erken dön” demedi,
Kimse “cüzdanın nerede? Anahtarların?” diye sorup durmadı.

Sen benim dünyamın içine girdin,
Ve şimdi benden vazgeçiyorsun…

“Siz ikiniz birlikte iyi görünüyorsunuz?”

Bir şeyler söylememe rağmen bir anlamı yok, ben iyiyim.
Evet, benim için kolay, Oh Ha Ni için,
Ben bunu ona hep yapıyorum değil mi?

BU YÜZDEN, BEN BUGÜN Kİ GİBİ DEVAM EDECEĞİM.
BENİM GERÇEK HİSLERİMİ BİLMENE İZİN VERMEYECEĞİM,
GERÇEK DUYGULARIMI SANA İFADE ETMEYECEĞİM.

BOONG JOON GU İLE BİRLİKTEYKEN SANA BAKIYORUM,
TÜM BUNLARDAN MUTSUZ DEĞİLİM, AMA ÇOK KIZGINIM
BEN O SENİ TUTUYORKEN ONUN KOLLARINI KIRMAK İSTEDİM.
DUYGULARIMI GİZLEMEK BENİM İÇİN KOLAY BİR ŞEY.

******


Kesinlikle kapıyı açamıyorum,
Boong Joon Gu ile birlikte çok mutlu olduğunu söylemene rağmen
BEN YÜKSEK SESLE SENDEN HOŞLANDIĞIMI HAYKIRMAK İSTİYORUM.
Kesinlikle kapıyı açmıyorum, sıkıca tutuyorum.
ŞİMDİLİK YALNIZCA DİLİYORUM…

Kapıyı sıkıca kilitlemeliyim,
Sana dair her şeyi sıkıca sarıp bastırmalıyım,
Ve onu daha fazla hatırlamamalıyım, bundan sonra,
Seni bilmeyen birisi olmalıyım ve kendi hayatıma bakmalıyım.
Hee Ra ile birlikteyken bile daima seni önümdeymiş gibi görüyorum.
Sen yanlış yaptığında, sen kızgın baktığında
Ben her şeyi topluyorum ve geride bırakıyorum…

KİMİ ZAMAN BİZ BERABER YEMEK YEDİĞİMİZDE,
KİMİ ZAMAN BİZ DERS ÇALIŞIYORKEN FAKAT SONUNDA SIRA ÜZERİNDE BİRLİKTE UYUYA KALDIĞIMIZDA,
O GECEYİ İKİMİZ BİRLİKTE GEÇİRDİĞİMİZDE,
BİZ ÖPÜCÜĞÜMÜZÜ PAYLAŞTIĞIMIZDA.

AL SENİN OLSUN BEN HER ŞEYİ UNUTACAĞIM,
BİZ SOKAKTA BİRBİRİMİZİN YANINDAN GEÇSEKTE,
BEN ROL YAPACAĞIM SANKİ BEN SENİ BİLMİYORUM,
HAYATIMI YAŞIYORSAM BİLE BEN HER ŞEYİ UNUTTUM.

BUGÜN SANKİ O HATIRLAMIŞ OLSAM BİLE, O SADECE BİR ANI.

HEE RA BENİMLE ÇOK UYUMLU,
ÇOK GÜZEL, ZAYIF, İYİ TENİS OYNUYOR, ÇOK ZEKİ, DAİMA BENİMLE ORTAK MESELELERİ VAR, ÇOK FAZLA KİTAP OKUYOR, HER ŞEY İYİ OLACAK…

EUNJO – AH, İZİN VER.
BEN BİR GÜN HEE RA’YA AŞIK OLACAĞIM.
APTAL OLMAMA İZİN VER Kİ HER ŞEYİ HEMEN UNUTABİLEYİM.

BİR ANLIK TEREDDÜTTEN SONRA, BEN HALA SENDEN AYRI OLMAYI SEÇİYORUM.
SEN, BENİ TERK ETTİĞİNDE, ASLA ARDINA BAKMADIĞINDA,
BENDE DAİMA ETRAFIMA BAKACAĞIM.

ÖYLEKEN BİLE O ESEN RÜZGAR OLUYOR.
BELKİ DE SENİN GELECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM,
HER YERE SENİN İÇİN BAKIYORUM.

SADECE BİRAZ ZAMANA İHTİYACIM VAR, BEN UNUTABİLİRİM, ER YA DA GEÇ.
HEE RA’YA AŞIK OLACAĞIM.
*****


“Ha Ni bugün Boong Joon Gu’nun evlenme teklifine cevap verecek!”

Ju Ri ve Min AH arkamdan beni takip ediyorken
Ben duyabileyim diye yüksek sesle söylüyorlar.

BEN GERÇEKTEN BUNA İNANAMIYORUM, OH HA Nİ EVLENECEK Mİ?
SADECE ONUN Boong Joon Gu’ya GÜLÜMSEDİĞİNİ, ONU ÖPTÜĞÜNÜ DÜŞÜNDÜM.
BU BİLE İÇİMDE ÖFKENİN TAVAN YAPMASI İÇİN YETERLİ OLDU.

HERŞEYİMİ KAYBETME VE TERKEDİLME HİSSİYLE HALA FAZLA MÜCADELE EDEMEDİM. BEN NİÇİN TERK EDİLMİŞ HİSSEDİYORUM?
BEN ONUN İÇİN HİÇBİRŞEY YAPMADIM,
BİZ DOĞRU DÜRÜST OTURUP GELECEĞİMİZ HAKKINDA KONUŞMADIK BİLE.
BEN GERÇEKTEN ONUN SONSUZA KADAR YANIMDA KALACAĞINI SANIYORUM,
BEN BU BENCİLLİĞİMLE NE YAPABİLİRİM Kİ?

BEN YALNIZCA GERÇEK HİSLERİMİ GÖRMEZDEN Mİ GELEBİLİYORUM?
BEN SANKİ DERİN BİR DENİZDE BOĞULUYOR GİBİ HİSSEDİYORUM, NEFES ALAMIYORUM,
BEN ÇOK MÜCADELE ETTİM, GÖZLERİMİ KAPIYORUM, ÇABALIYORUM.

SONUNDA HAVAYI FARKEDİP HAYATTA KALAN OH HA Nİ’YE GÜVENİYORUM,
YALNIZCA SENİNLE BEN NEFES ALABİLİYORUM, NE YAPABİLİRİM, BAEK SEUNG JO, SEN NE YAPABİLİRSİN? BENİM KALBİM KAYIP…

BEN BURADA NE YAPIYORUM, SÖYLE NE?

HA Nİ’yi GÖRMÜŞ OLSAM BİLE ONU İDARE ETMEK İÇİN NE YAPMALIYIM?
YA DA SADECE BİRŞEYLERİ AÇIKLIĞA MI KAVUŞTURMALIYIM?

YA DA ONDAN BOONG JOON GU’NUN EVLİLİK TEKLİFİNİ KABUL ETTİĞİNE DAİR KALP KIRICI HABERLER Mİ DUYMALIYIM?

BAEK SEUNG JO?

YAĞMUR ALTINDA SENİN İÇİN BEKLİYORUM,
BENİ BIRAKTIĞINI VARSAYSAM DA SENİN İÇİN BEKLİYORUM.
SENİ SIKICA TUTMAYI İSTEDİĞİMDEN SENİ BEKLİYORUM.
SANA BENDEN AYRILMAMANI SÖYLEMEK İÇİN SENİ BEKLİYORUM.

“SEN ONDAN HOŞLANIYOR MUSUN? BOONG JOON GU’dan?”

“TABİ Kİ, O BENDEN 4 YILDIR HOŞLANIYOR!”

HA Nİ’nin KELİMELERİ SANKİ KALBİMİ BIÇAKLA KESİYOR,
KALBİMİN KANAYIŞINA BAKIYORUM,
BEN SONUNDA HİSLERİMİN DERECESİNİ ANLIYORUM.

“SADECE BİRİSİ SENDEN HOŞLANDIĞINI SÖYLEDİĞİ İÇİN Mİ
SEN O KİŞİYE AŞIK OLABİLİYORSUN?”

“SEN BENİ SEVİYORSUN, YALNIZCA BENİ,
BAŞKASINI BENİM GİBİ SEVEMEZSİN DEĞİL Mİ?”
BEN BAĞIRARAK SÖYLEDİM.

BEN HA Nİ’nin DUYGULARINI KOLAYLIKLA UNUTMUŞ OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM,
AMA İÇİMDEKİ KİBİRLİ YANIM DOĞRU OLANI KABUL ETTİ,
BEN HA Nİ OLMADAN YAŞAYAMAM.
BİR KEZ DAHA FARKINA VARDIM EĞER ONU KAYBEDERSEM
HAYATIMIN GERİ KALANINI PİŞMANLIK İÇİNDE TÜKETECEĞİM.

***


HAKLISIN, BEN YALNIZCA SENDEN HOŞLANIYORUM, AMA NE YAPABİLİRİM,
SENİN KALBİNDE BENİM İÇİN YER YOK !”

DOĞRU, BU YETERLİ,
BENİM YALNIZCA SENİN BENİ SEVDİĞİNİ SÖYLEMENE İHTİYACIM VAR…
SANKİ RÜZGAR BERABERİNDE YAĞMURU GETİRMİŞ GİBİ
BENİM KALBİM SANA DOĞRU YARIŞIYOR.

KAÇ KEZ OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOK, BENİM İÇİN ASLA YETERLİ OLMAYACAK,
BEN SENİN ARDINDAN YÜRÜYORUM VE DUDAKLARIM SENİNKİNİ BULUYOR.

BEN İLK ÖPÜŞMEMİZDEN SONRA SENİN DUDAKLARININ HİSSETTİRDİKLERİNİ ASLA UNUTAMAM,
SENİN DUDAKLARIN DAİMA BENİ ÇAĞIRIYOR…

ANCAK O ZAMAN FARKINA VARIYORUM, O AN SENİ UNUTACAĞIMA DAİR YEMİNLER EDİYORUM, ŞU ANDAN İTİBAREN, BUNU ASLA YAPMAYACAĞIM.

SEN ZATEN SANKİ BİR YAĞMUR GİBİ KALBİME GİRDİN,
BENİ YANINA ALSAN DAHİ SENİ ÖZLÜYORUM.

BU AN, BİR KEZ DAHA GİTMENE İZİN VERMEYECEĞİM.
BEN ARTIK O KARANLIKTA YÜRÜMÜYORUM.
BEN BİLİYORUM HERŞEY UZUN ZAMAN ÖNCE OLDU.

O GÜN, SENİ ÇOK SIKI ÇALIŞIRKEN GÖRDÜĞÜMDE
ZATEN SENİN ÖZEL BİRİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEME NEDEN OLMUŞTUN,
ŞİRİN ATLAMA SAHNESİ İLE DANS ETTİĞİN GÜN BENİM KALBİME TAŞINMIŞTIN,
BENİ UNUTACAĞINI SÖYLEYİP BENİ KIZDIRDIĞIN GÜNLERDE,
GÜZEL BİR GÜNDE SEN ORMANDAKİ BANKTA UYKULU HİSSEDİYORKEN…



saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 08.08.12, 10:20   Çeviri yapmak isteyen #10
saragni
saragni - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: daha da konuşmam...
Mesajlar: 3.490
14. BÖLÜM

Başka erkeklerden hoşlandığına dair hiçbir şey söyleme!

Ben kalbimdeki gömülü sözleri yalnızca sana söylüyorum. Senden başka erkeklerden hoşlanacağına dair söylediğin sözler benim için çok acı vericiydi.

Şimdi, benim tek dileğim senin kalbinin bana ait olması, yalnızca bana,
Ben bu yüzden buradayım.

Seni kucaklıyorum, şimdi bütün tereddütlerim sona erdi,
Benim belirsiz olan duygularım artık yerleşti,
Sana dair yatışan düşüncelerimle ne yapacağımı bilmiyorum.
Yağmurlar sanki parlayan yıldızlar gibi düşüyor,
Benim için, O öyle güzel ki milyonlarca yıldız buradaymış gibi görünüyor.

“Oh Ha Ni taşınıyor!”

Lütfen hiçbir yere gitmeyin,
Çünkü ben şu an Ha Ni’nin elini tutuyorum,
Çünkü ben kızınızın gitmesine kesinlikle izin vermeyeceğim.

“BEN SİZLERE BİRŞEY SÖYLEYECEĞİM,
BEN OH HA Nİ İLE EVLENMEK İSTİYORUM,
BABA BUNA ONAY VERMENİZİ UMUYORUZ!”

Onun babası benim söylediklerimi duyduğunda, amcanın gözleri çok büyüdü,
Siz gerçekten şok olmuş görünüyorsunuz.
Haklı da, bir anda bu umursamaz çocukla evlenmek istediğimi söylüyorum.

Sonra giderek sakinleşti, “ Sen bu konu hakkında emin misin?”
“EVET!” EVET, BEN EMİNİM!

İkimiz ellerimizi tuttuğumuzda sanki seni gördüğüm zaman ki gibi benim tüm duygularım sana dayanıyor,
Lütfen bize onay verin !


****


“Sen Ha Ni’nin hiçbir şeyde iyi olmadığını biliyorsun.”

“Biliyorum.”

(“O okula ilk başladığında, ben onun saçlarını diğer çocuklar gibi örmek istedim, ama erkeklerin elleri daima beceriksizdir.
Ama bu kız hala mutlu bir şekilde çirkin örgülerinin güzel olduğunu söylerdi,
Seung Jo- ah, Lütfen onu sev, ve benim için ona iyi bak!)
“O zeki değildir, iyi yemekte yapamaz!”

(O okula gezisine gittiği zaman, Ona kimbap yaparken yardım ettim,
Onun tüm sınıf arkadaşları annesinin ne kadar iyi yemek yaptığını söyledi.
Bizim Oh Ha Ni’yi arkadaşlarına annesinin olmadığını söylemesine ikna edemedim,
Ama o eve vardığında ağladı,
Seung Jo – ah, Sen onu eşin olarak tıpkı benim gibi sevebilir misin?)

“O çok dikkatsizdir, ve bazen aptalca davranır.”

Bir kız babasının söylemesinin uygun olmadığı şeyler var, ben birçok şeyi ortaya çıktıktan sonra öğrendim,
Bu yüzden ben daima Ha Ni’ye karşı üzgün hissettim.
Seung Jo, Lütfen ona çok iyi bak.
Ha Ni’nin aşık olunacak göze çarpar bir özelliği yok, Üzgünüm.
Ha Ni’yi tüm eksikliklerine rağmen kabul ettiğin için. Teşekkürler.)

Babasının gözyaşlarıyla onun neler hissettiğini anladım.
Yalnızlığı yalnızlığıyla yaşıyan,
Tamamen yalnız sorumluluk alarak çocuk yetiştirmiş,
Fakat her zaman onun hakkında endişeleniyor,
Ben hepsini o anda hissettim.

“bu yüzden o hala çok neşeli ve eğer bir şeyler onun düşündüğü gibiyse,
Onu yapmakta ısrarcı oluyor, işte bu yüzden bu çocuk bu kadar şirin.
Katılıyorum, çünkü Ha Ni seni çoook seviyor!”

Birlikteliğimizi onayladığınız için hepinize teşekkür ederiz.
Belki de Ha Ni yalnızca küçüktür,
Fakat benim tüm eksikliğim O!

Ha Ni’de eksikliğini duyduğum her şey var,
Ben ona yüzde yüz –tamamıyla- dikkat edeceğim. Bu yüzden ben çok sıkı çalışacağım.

Hiçbir fikrim yok sanırım senin baban gibi biri yok,
Ama onu en büyük aşkım yapacağım.
Bir kez daha teşekkürler Ha Ni’yi bana teslim ettiği için.

“Ha Ni, muhteşem, muhteşem Baek Seung Jo, sen gerçekten yakışıklısın.”

Annem gerçekten, benim ağzımdan çıkan sözleri değil
Gerçekte diğer insanların söylediklerini daima kendi açısından anlar.

Ama bu tamamıyla annem yüzünde, senin yüzünden,
Beni daima kalbimi başkalarına kolayca açmamam konusunda uyarıyorsunuz.

Siz daima hayatıma dilediğiniz gibi müdahale ettiniz.
Fakat bugün, ben her şey için seni affetmek istiyorum.
Çünkü senin sayende, ben Ha Ni’yi anlıyorum, ayrıca senin yüzünden,
Ben Ha Ni’ye olan aşkımı gerçek duygularımı yüzüme yansıtabilirim,
Onun bana sımsıkı sarılmak isteyeceğini düşündüm.
-******


Benim güvenli kollarımla sana sarılıyorum.

“Ne yapıyorsun?”

Böyle gülümse, senin gülümseyişin kalbimi aydınlatan bir lamba gibi.
Benim aşkım ılık bahar gibi,
Sen gülümseyişini ne zaman ya da nerede olursa olsun beni sıcak tutmak için kullanır mısın?

“Ne?”
“Ben sadece endişeleniyorum, yarın sabah uyandığımda,
Sen o soğuk Baek SEung Jo ‘ya döneceksin sanki!”

“Bu yüzden, sen bu gece beraber mi uyumamızı istiyorsun?”
Seni yeniden onaylamamı mı istiyorsun, benim gerçek hislerimi yeniden onaylamamı,
Yeniden onaylıyorum benim bütün hislerim gerçek ve bir rüya değil.

“Ben gerçekten buna inanamıyorum, seninde benim gibi olacağına!”
“Ben deee!”

Genellikle, ikimizin de bir şeyler bilmediği zamanlarda,
Aşk çoktan yanmaya başlamıştı.

Aptal sen aşktan anlamadın…
Aptal ben aşktan anlamadım…

Sen bu akşam bir şeyler söyledin,
Ve senin gülüşün çoktan kalbimin içini yakmıştı.
İlk defa ben gerçek hislerimi kabul ettiğimde,
Böylece ilk defa ben aşkımla buluştum.

Tamam, ben senin tüm tedirginliklerini anlıyorum.
Tüm bunlar çok aniden oldu.

Düne kadar, ben hala sana karşı soğuktum,
Aniden bugün senden hoşlandığımı söyledim.
Ama sen aptal kız, senin sadece bana yakından bakman gerekiyor,
Tüm dikkatini bir anda yitirdin,
Gözlerini aç ve bana yakından bak,
Bunu hissetmenin mümkün olacağını düşünüyorum.

Anlayacaksın, benden istediğin her şeyi yapıyorum,
Ben senin hayatındaki kayıp parçaları doldurabilmeyi deniyorum.

Aptal, buna rağmen ben senin gülümseyişini seviyorum.
Teşekkürler aşkım, uzun süre beklediğin için teşekkür ederim,
Benden vazgeçmediğin için teşekkür ederim.

Teşekkürler Yoon Hee Ra, senden özür dilemek istemiyorum.
Çünkü senin tıpkı benim gibi bundan hoşlanmayacağını biliyorum.
Bizim benzerliklerimiz beni rahat hissettiriyor.

Fakat bu rahatlık hissi hayatımdaki kayıp parçaları doldurabilmem için yeterli değil.
Bana ne kadar uygun olduğunu kendime söylemeye devam edeceğim, fakat seni ne zaman düşünsem,
Sanki aynada kendimi görüyorum,
Ben tamamıyla hissediyorum, bir parça soğuk cam parçası ellerimi uyuşturdu.

****


Üzgünüm, Boong Joon Gu.
Senin aşkın için bunca zaman her şeyi yaptığını biliyorum.
Fakat ben Ha Ni’den ayrılamam.

O beni kızdırıyor, beni gülümsetiyor,
Bazen o beni panikletiyor,
O bana kimi zaman saçmalıyormuş gibi hissettiriyor,
Fakat o böyle yaptığında
BEN GERÇEKTEN YAŞIYORMUŞ GİBİ HİSSEDİYORUM.

Belki de başkaları için bunu hissetmek kolaydır,
Ama benim için, bu duygular henüz benim derinlerimde gömülüydü,
Bu yüzden derinlerimdekinin varlığını bilmiyordum, Ha Ni bunları uyandırdı.

Ha Ni’yi elde etmek senin için çok değerlidir,
Ben üzgünüm. Fakat o benim hazinem,
Onu senin adına da koruyacağım.

“Ben ne yapmalıyım, akademik puanım yeterli değil!
Ben gerçekten çalışırken rahat değilim, niçin sadece burada durmuyorum?”

Ha Ni bakarak artık çalışmak istemediğini söylüyor,
Ben gerçekten biraz hayal kırıklığına uğradım.

“diğerleri akademik puanlar için ellerinden gelen en iyi şekilde çalışıyorlar, sen ne yapıyorsun?
Sen geleceğin hakkında düşünüyor musun?
Her gün aklın başında olmadan okula gidiyorsun,
Puanını yanlış hesaplamanın sebebi bu!”

Bu çocuk her şeyin en iyisini yapmaya çalışırdı, ona ne oldu?
Belki de endişeleri yüzündendi,
Ağzımdan sadece kırıcı sözler çıktı.

“Yani, puanların düşük geldiğinden çalışmaktan vaz mı geçiyorsun?
Senin gibi irade sahibi birinde, başka ne olabilir ki,
Oh Ha Ni bu hiçte çekici değil!”

Ben sadece ona söylemek istedim,
Sadece biraz sıkı çalışmasını, sadece sıkı çalışmayı denemesini.

Sen bağırarak söyledin: “Ben belki de başka erkeklere gitmeliyim!”

Ne, başka erkekler mi? ben sana başka erkeklerden hoşlanmana dair bir şey söyleme demedim mi, sen bunu unuttun mu? Aniden bir sıcaklık bastırdı.

“Sen hala cesaretlisin, Boong Joon Gu mu ya da Kyung Sunbae mi?”
Biz bu zamana kadar gelmişken, sen başka bir adama gidebilir misin?
Hayır, çünkü ne olursa olsun bu çok zor biz denedik,
Biz yalnızca birbirimizin gözlerinde olduğumuz için bu zamana dek gelebildik değil mi?
Bu yüzden birçok an tanıdık geliyor,
Ve sen hala böyle şeyleri çok kolay söyleyebiliyorsun…

“Sana kalmış!” ben söylediklerime bir anlam veremedim ve çıkıp gittim


***

Ha Ni dün gece eve gelmedi.
Birisi sanki daha önce söylenmiş bir şeyi söyledi,
Eğer sen birisini seviyorsan, benliğinin yarısından vazgeçmek zorundasın.

Ama ben bencilce kırıcı sözler söyleyip diğer yarımı yanımda tutmayı umut ediyorum.
Niçin ben senin önünde kendimi düzgün bir şekilde ifade edemiyorum?

Pişmanlık ve endişeler yüzünden sakin kalamıyorum.

O iyi, senin çok sayıda iyi arkadaşın var,
Kesinlikle onlardan birinin evindesindir.
Olmak zorundasın. Benim sanki işkence edilmiş kalbim sadece böyle rahatlayabilir.

Sen aramıyorsun, ben sadece telefonuma bakmaya devam ediyorum.
Senin dar bir sokakta soğuk havaya karşı koymaya çalıştığın resmin aklımda beliriyor,
Ve ben bilmeksizin pencereden dışarıya bakıyorum.

“Çünkü sen Ha Ni’yi aramaya gitmeyeceksen ben de bu evden ayrılmak istiyorum!”

“Ama hepsi bir yana, bu sadece bizim yerleşmemizi sağlar, bu Ha Ni içinde iyi olur.” Fakat sen biliyor musun?
DUYGULAR TEK CEVABI OLAN SINAV SORULARI GİBİ DEĞİLDİR,
BUNA RAĞMEN BEN KENDİM İÇİN DOĞRU YANIT OLDUĞUNU BİLMİYORUM.”

“Evet, anne. Benim doğru yanıtım ne olduğuna dair bir fikrim yok.
Ben Ha Ni’nin de bunu iyi bilmediğini düşünüyorum, o bu yüzden kaybolmuş olmalı.
Fakat biz yine de onu aramaya gitmeliyiz öyle mi?
Eğer biz kendimizi bulmak için gidiyorsak, biz çaba ortaya koyuyorsak,
Ne kadar zor olursa olsun ondan vazgeçmiyorsak, ne kadar yorucu olursa olsun kaçmıyorsak,
Bunu en azından Ha Ni için en iyi şey varsayalım, bu Ha Ni’nin iyi bir noktasıdır.

Ama son zamanlarda, Ha Ni daima yalnızca bana güvenmek istiyordu, bu beni endişelendiriyordu.
Ha Ni beni öne çekemeyeceğini anlamıştır umarım, BEN İKİMİZİ YANYANA İLERİYE TAŞIYABİLMEYİ UMUD EDİYORUM.
Ha Ni’nin yakın zamanda cevabını bulacağını düşünüyorum? Bizim dengesiz bir ilişkimiz olmamalı, birbirimizin eksik olduğu yanları saklamalıyız, O zaman birbirimizi öne getirebiliriz, değil mi?

BU YÜZDEN OH HA Nİ, LÜTFEN GÜÇLÜ KAL, KENDİNİ DAHA FAZLA SEV,
BİRAZCIK DAHA BAĞIMSIZ OL!


****


(Aşağıdaki bölüm Ha Ni’nin evden kaçtığı bölümün düzenlenmiş halidir, Baek Seung Jo’nun duygularını anlamayanlar için yazılmıştır!)

[Not: bu bölüm senaryo yazarı tarafından değil, günlük yazarı tarafından düzenlenmiştir, orijinal senaryo fikrini temsil etmemektedir, bu yalnızca günlük yazarının bakış açısıdır.]

Ha Ni parkta lambanın altında tek başına oturuyorken:
“Kötü adam Baek Seung Jo, ben sadece beni rahatlatmanı diliyordum,
“Ha Ni, tamam, sadece daha sıkı çalışarak denemelisin” demeliydin.
“yalnızca senden bunu duymaya ihtiyacım vardı…”

Seung Jo Ha Ni’nin ceketini alarak peşinden gitti, Ha Ni’yi arıyordu.
Orada oturduğunu gördü, endişelendi,
O üşümüş olmalıydı ve ceketini vermek için yanına gitmek istedi.

Ha Ni aniden ayağa kalktı ve gitti.
Seung Jo sadece onu ardından takip edebildi.

Sarhoşları Ha Ni’nin yakınlarında gördü,
Seung Jo onu korumak için uzandı.
Onu gördüğünde Ha Ni şoktaydı,
Fakat o hala etrafına bakıyordu, o hızlıca sütunun arkasına saklandı.
*********


Seung Jo: Tamam Ha Ni. Korkma, sadece doğru yolu bulmalısın, sen kesinlikle bunu yapabilirsin!

Ha Ni aniden yürüyerek uzaklaşmaya başladı o bir şeyler düşünüyor olmalıydı,
Seung Jo Ha Ni’yi takip etmeye devam ediyordu.
Onların ikisi için yıldızlar parlıyor, Ha Ni eve vardı,
Görünen o ki o bütün gece derin düşünceler içindeydi, uykuya dalmak mümkün değil
Bu sabah bir şey söylemeksizin erkenden çıktı.
Seung Jo uyandığında ilk önce Ha Ni’nin odasına gitti,
Ama Ha Ni’yi orada bulamadı.
Seung Jo hızlıca merdivenlerden aşağı Ha Ni’ye bakmaya gitti.

Seung Jo: Anne Ha Ni nerede?

Annesi: O aşağıya inmedi, hala yatağında olmalı?

Seung Jo: O odasında değil!

Annesi: Gerçekten mi? o çok erkenden nereye gitmiş olabilir. Geçen gece senin azarlaman yüzünden o evi mi terk etti?

Seung Jo: Ne azarlaması, ben ne zaman bunu yaptım?

O an, Ha Ni kütüphanedeydi, masayı kitaplarla doldurmuş geleceğini planlıyordu.
Seung Jo endişelendiğinden etrafa Ha Ni’ye bakmaya gitti, fakat onu hala bulamadı, o telefonlarına da cevap vermiyordu.
Seung Jo eve gittiğinde doğruca Ha Ni’nin gitti, fakat o hala eve gelmemişti.
Gece geç saatlerde, Ha Ni’yi bekliyorken, Seung Jo ileri geri evin dışında yürüyordu.
Seung Jo Ha Ni’nin odasına güneş doğduğunda gitti, fakat o hala geri dönmemişti.
Ha Ni iş merkesine gitti, genç girişimcilere dair raporları dinliyordu.
Seung Jo yalnızca onun arkadaşlarına bakmaya gidebildi.

Seung Jo: Sizlerin Ha Ni’nin son zamanlarda ne yaptığına dair bir fikriniz var mı?

Joo Ri: O son günlerde bizi aramadı, onun nerede kaldığını bilmiyoruz,başka kim bilebilir ki?

Min Ah: Baek Seung Jo, geçen sefer Ha Ni her gün seni arıyordu, şimdi sen onu her yerde arıyorsun?

Seung Jo’nun yüzü kızardı ve hızla uzaklaştı.
“Oh Ha Ni, neredesin!?”

İkinci günün sabahında, Baek Seung Jo hala Ha Ni’yi bulamadığından hiçbir şey yemiyordu, o kaşığını bıraktı ve ayağa kalktı.

Annesi: sen niye yemiyorsun?

Seung Jo : iştahım yok.

Annesi: Seung Jo- ah, senin iştahın yok çünkü Ha Ni etrafında değil?

Eun Jo : o ikisi her gece balkonda gizli şeyler konuşuyorlardı, şimdi Ha Ni etrafında değil,
Abim sanki ölüyor gibi görünüyır.

Annesi: gerçekten mi? Ha Ni, iyi yaptın!!!

Annem mutlu düşünüyordu.
Ha Ni bilgisayardaki bazı karakterlerle test çözüyordu, sonuçlara bakıyordu,
Ha Ni, kafasını sallıyordu, “hmmm” seslerini çıkartmaya devam ediyordu!

Ardından, bir mesaj geldi
“ben açım, hadi beraber öğle yemeği yiyelim!”

***



Ha Ni: birkaç gündür görüşmedik, sen “seni özledim!” desen ne kaybedersin.

Başka bir mesaj daha geldi: bu birkaç günde neler yaptın!

Ha Ni: Bunun anlamı o beni özledi değil mi, kekeke, aptal…

Ha Ni kocaman gülümseyerek kantine doğru yürüdü, ikisi yan yana diğer ellerine kahve oturuyorlar.

Ha Ni: Bana geçmiş birkaç günde neler yaptığımı sormadın?

Seung Jo: Mesajda sormadım mı?

Ha Ni: bunun anlamı sen beni özledin mi?
Niçin bana öyle görünüyor?

Seung Jo: Duydum, aptal, öğle yemeği olmadığı için endişelendiğimden sana mesaj yolladım.

Seung Jo: geleceğin için ne plan yaptın?

Ha Ni: Senden ayrı kaldığım şu birkaç günde nasıl da çocuksu olduğumu fark ettim, senin hayatını çok zorlaştırıyorum. Ben sadece kendimi düşünüyormuşum.

Seung Jo: yani sen düşündükten sonra bir karar aldın?

Ha Ni: gerçekten ne yapmak istiyorum, bunu gerçekten uzun zamandır düşünüyorum.
Ben kitaplar okudum, iş merkezine gittim, karakter testi yaptım.
Ama ben bunun hakkında ne olursa olsun düşündüm.
BEN HALA SENİN YANIBAŞINDA OLABİLECEĞİM BİRŞEYLER İSTİYORUM.
BU YÜZDEN BEN HEMŞİRE OLMAK İSTİYORUM!

Seung Jo: öyle görünüyor ki sen sadece bunun hakkında düşünmemişsin, fakat çok çalışmalısın. Bu yüzden sen en iyisini yapabilirsin.

Seung Jo: bunu bir daha yapma, kaç gün oldu böyle?

Ha Ni: sen beni özlediğini söylüyorsun? Değil mi? ben seni çok özledim!

Seung Jo: biliyorum, ben her şeyi biliyorum.
Senin bana böyle geri döneceğini biliyordum, Oh Ha Ni!
Kampüste elele beraber yürüyorduk.
yavaşça onların sesini duydum.

Ha Ni: bu inanılmaz bir karakter testi. Hemşirelik benim karakterime çok uygunmuş bunu söyledi. Benim için çok uygun bir meslek gibi mi görünüyor. Birlikte olmamız ikimizin kaderiymiş gibi görünüyor!

Seung Jo : gerçekten mi? Çok dikkatsizsin bunu nasıl söyleyebiliyorsun ve tamamıyla saçma değil mi?

Ha Ni: HAYIR!

Seung Jo: belki de sonuç yanlıştır.

Ha Ni: Hey! (Seung Jo’ya vurmaya kalkışıyor)

Seung Jo gülüp uzağa koşuyordu.
Artık yalnızca onların sesleri duyulabiliyordu.





saragni isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Cevapla

Etiketler
baek, günlükleri, jonun, kiss, mischievous, or or or, playful, seung, spoiler
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
ROMANTİK
KOMEDİ
Mischievous Kiss / Playful Kiss / 2010 / Güney Kore / Online Dizi İzle
Matsumota TAMAMLANMIŞ KORE DİZİLERİ İZLEME BÖLÜMÜ 763 27.08.14 12:51
ROMANTİK
KOMEDİ
Mischievous Kiss / Playful Kiss / 2010 / Güney Kore / Mp4 / Türkçe Altyazılı
Matsumota Paylaşımı Tamamlanan Kore Dizileri 988 08.03.14 21:06
Mischievous Kiss / Playful Kiss / 2010 / Güney Kore /Online İzle Saranghaee Çöp Kutusu 0 20.02.12 13:44
Mischievous Kiss / Playful Kiss / 2010 / Güney Kore / Divx dr.bahaeddin Güney Kore Divx Dramaları... 20 17.11.11 10:07


Seçenekler

sitenin devamlılığı için maddi destek gerekmektedir..
HIZLI ERİŞİM

Tüm Zamanlar GMT +0 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:04.


Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kuruluş Tarihi: 21.08.09 / dance